Selef-i Salihin Yolu
Reklam
  • Reklam
Hacı Ahmet Ünlü

Hacı Ahmet Ünlü

Dini Bilgiler

Selef-i Salihin Yolu

17 Ağustos 2018 - 13:04

Bizleri tüm Rasûllerin ortak dini olan ve Allah’ın huzurunda ondan başka bir dinin kabul edilmeyeceği İslam’a hidayet eden Allah’a sonsuz hamd olsun. Salât ve selam, İslam dininin mihenk taşı ve son halkası olan Muhammed Mustafa’ya, onun pak ailesine ve ashabının üzerine olsun.

 

Selef, geçmiş insanlar demektir. Selefi Salihin de geçmiş iyi insanlar demektir. Çünkü salihler, salihin iyiler demektir. Selefi Salihin, geçmiş iyi nesil anlamında kullanılan bir kavramdır. 

 

Şüphesiz  İsrail oğulları  yetmiş  iki  fırkaya  bölündüler.  Benim  ümmetim  de  yetmiş  üç  fırkaya ayrılacak,  biri  dışında  hepsi  de  ateşte  olacaktır.”  Dediler  ki:  “O  (kurtulan)  hangisidir  ey  Allah’ın rasulü?”  Şöyle  buyurdu:  “Bugün  benim  ve  ashabımın  üzerinde buluğunduğumuz  yolda olanlar!”

 

Sözlerin en doğrusu Allah'ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'ın yoludur. Dinde her sonradan çıkarılan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık da cehennemdedir

 (Sahihu Muslim no: 867)

 Huzeyfe  رضي الله عنهم  şöyle  demiştir

“Ey  kurrâlar  topluluğu,  Allah’tan  korkun! Sizden  öncekilerin  yoluna  tutunun.  Yemin  ederim  ki  onlara  tabi  olursanız  oldukça  öne geçersiniz.  Şayet  terk  ederek  sağa  ve sola ayrılırsanız  uzak  bir  sapıklığa düşersiniz.”

İbn  Abdilberr, Camiu Beyani’l-İlm  ve Fadlih (3/184)

Ömer  b.  El-Hattab (Faruk)   رضي الله عنهم İbn  Abbas   رضي الله عنهم ya  şöyle demiştir: 

“Bu  ümmet  peygamberleri  ve  kıbleleri  bir  olduğu  halde  nasıl  ihtilaf  ederler?” 

İbn Abbas  radıyallahu  anhuma  dedi  ki:  “Ey  Müminlerin  emiri!  Kur’an  ancak  bizim  üzerimize indi  ve biz  onu okuduk.  İnen ayetleri  öğrendik.  Şüphesiz  bizden sonra Kur’an’ı  okuyan  ve hangi  konuda  indirildiğini  bilmeyen  kimseler  olacaktır.  Bunun  üzerine  onlar  bu  konuda görüş  bildirecekler.  Görüş  bildirdikleri  zaman  da  ihtilaf  edecekler  ve  ihtilaf  ettikleri  zaman birbirleriyle savaşacaklardır…”

El-Kasım  b.  Sellam, Fadailu’l-Kur’an  (103) 

Şehid Şeyhulislam  İbn  Teymiyye رحمهالله تعالى  şöyle  demiştir: 

“Her  kim  Kur’anı  veya  hadisi  sahabe  ve tabiin  tarafından  bilinmeyen  bir  şekilde  açıklarsa  o  kimse  Allah’a  iftira  etmiş,  Allah’ın ayetleri  konusunda  haktan  yüz  çevirmiş  ve  sözü  yerinden  çıkarmıştır.  Bu  zındıklık  ve ilhad kapısını  açmaktır.  Bunun  da  batıl  olduğu İslam  dininde zorunlu olarak  bilinir.”

Mecmuu’l-Fetava (13/243) 

Şatıbî  رحمهالله تعالى  şöyle  demiştir:

“Bu  yüzden  şer’î  delile  bakan  herkesin öncekilerin  anlayışını  ve  onların  üzerinde  bulundukları  uygulamayı  gözetmesi  gerekir. İlim  ve amel  bakımından  en  doğruya ulaştıranı  ve en  sağlamı  budur.

El-Muvafakat  (3/77) 

Şehid İbnu’l-Kayyım  رحمهالله تعالى şöyle  demiştir: 

“Rasulullah  sallallahu  aleyhi  ve  sellem ashabının  sünnetini  kendi  sünnetine  bağlamış  ve  kendisinin  sünnetine  tabi  olmayı emrettiği  gibi  her  ikisine  birlikte  uymayı  da  emretmiştir.  Bu  emri  öyle  mübalagalı  bir ifadeyle söylemiştir  ki  azı  dişlerle  sarılmayı  emretmiştir.”

İ’lamu’l-Muvakki’in (4/140) 

Ömer  b.  Abdilaziz  رحمهالله تعالى şöyle  demiştir: 

“Rasulullah  sallallahu  aleyhi  ve sellem  sünnetler  koydu.  Ondan  sonraki  idareciler  de  sünnetler  koydular.  Bunlara tutunmak,  Allah’ın  kitabına  tabi  olmaktır,  Allah’a  itaati  mükemmelleştirmektir,  Allah’ın dininde  kuvvettir.  İnsanlardan  hiçbiri  onu  bozamaz,  değiştiremez  ve  ona  aykırı  bir   görüşte  bulunamaz.  Onun  yolunda  giden  hidayet  bulmuştur.  Ondan  yardım  isteyen yardım  görür.  Kim  de  onu  terk  ederek  müminlerin  yolundan  başkasına  uyarsa  Allah  onu döndüğü  yerde  bırakır  ve cehenemme  sokar.  O  ne  kötü  bir  dönüş  yeridir.”

Hilyetu’l-Evliya (6/324)

Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız." (Enfal Suresi, 24)

 

Din, Kuran ve Resulullah (sav)'la birlikte bir bütündür. Birinin eksilmesi sözkonusu olamaz. Resulullah (sav)'ın örnek davranışlarını, öğrettiği hikmetleri ve verdiği hükümleri bize ulaştıran kaynak ise Tevhid Ve Sünnet   itikadıdır.

(Sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabı, yolların en güzeli Resulullah’ın yoludur. İşlerin en kötüsü ise bid’attir. Her bid’at sapıklıktır, her sapıklığın yeri de Cehennemdir.) [Buhari, Müslim, Nesai )
 

Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»” (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702) AMİN

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum

Son Yazılar