• Reklam
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi 3 Akademisyeni Hırsız...

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi 3 Akademisyeni Hırsız mı ?

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin akademisyen kadroda bulunan Yrd. Doç. Dr. Neşe Harbarioğlu, Doç. Dr. Adem Öger ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Hirik'e Habertürk yazarı hırsız dedi.

30 Ocak 2018 - 06:42 - Güncelleme: 30 Ocak 2018 - 07:25

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ülke gündemine başarıları ile oturması gerekirken yine şok etkisi yaratan iddiaya göre kopyacı , intikalcı akademisyenleri ile ulusal medyada yer alması üniversitede neler oluyor dedirtti.  

 

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin akademisyen kadroda bulunan Yrd. Doç. Dr. Neşe Harbarioğlu, Doç. Dr. Adem Öger ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Hirik'e Habertürk yazarı intikal yaptınız derken hırsız dedi.

 

Peki bu olay doğru mu ? Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde öğrenciler için yapılan sınavlarda kopya çekmesinler diye 5 gözetmen konulurken 3 akademisyenin Habertürk yazarı Murat Bardakçı köşesinde yazdığı Cumhurbaşkanlığı Liyakat Madalyası’nın sahibi Prof. Dr. Evangelia Balta eserini sanki kendi eseri gibi çaldıkları doğru mu ?

 

Eğer doğru ise akademisyeni kopya çeken üniversite öğrencisi nasıl yetiştiriliyor. Bu iddialar sonrası Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi rektörü Mazhar Bağlı nasıl bir tutum içinde olacak akademisyenler hakkında her hangi bir soruşturma açacak mı  ?

 

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nin akademisyen kadroda bulunan Yrd. Doç. Dr. Neşe Harbarioğlu, Doç. Dr. Adem Öger ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Hirik bu konuda açıklamada bulunacak mı yoksa sessiz mi kalacaklar ?

 

 

Peki Gazete Habertürk yazarı Murat Bardakçı’nın o yazısında neler var

 

İşte o yazıdan birkaç bölüm ;

 

Eskiden üniversite hocalarının tek başlarına yaptıkları intihaller artık grup hâlinde yapılıyor ve bu işin son örneği de Nevşehir Hacıbektaş Üniversitesi’nin üç mensubunun ortak yayınları: Türkçe konuşan Anadolu Ortodoksları’nın 16. asırdan itibaren çıkarttıkları kitapların kataloğu olan, alanında tek ve “klasik” kabul edilen “Karamanlidika” serisinin bazı bölümlerinden yapılan makaslamalar, Hacıbektaş Üniversitesi’nin “Bilimsel Araştırma Projesi” oldu!

 

İntihale uğrayan eserlerden biri de Cumhurbaşkanlığı Liyakat Madalyası’nın sahibi Prof. Dr. Evangelia Balta. BAŞKASININ eserini çalıp kendisininmiş gibi yayınlamaya “intihal” denir. Kelime bazı sözlüklerde “başkasına ait eseri kendi eseri imiş gibi yayınlama” şeklinde nazik biçimde ifade edilir ise de, bu iş basbayağı bir hırsızlıktır. Adamın cebinden parasını çalmakla, birinin evine gizlice girip eşyalarını yürütmekle veya yankesicilikle intihal arasında hiçbir fark yoktur. Birinde çalınan paranız yahut malınızdır, diğerinde ise emeğinizin mahsulü olan göznurunuz, eserinizdir ama ortada bir fikir ve emek hırsızlığı olduğu için, intihal işi çalma eyleminin en berbatı ve en utanmazcasıdır.

 

AZ ÇALAN AKLANIYOR

Türkiye’de intihal konusunda en fazla yayın yapan gazetecilerden biri, herhalde bendenizim. İntihalcileri teşhir edebilmek için senelerden buyana yazdım, neyi nasıl çaldıklarını belgeleri ile yayınladım, YÖK’ü göreve çağırdım ama ortaya koyduğum dünya kadar hırsızlığın birkaçı dışında hiçbirinden tam bir netice alamadım, üniversiteler akademik soygunculara kol-kanat gerdiler! Hırsızlar ya “zamanaşımı” gibi akademik camiada mevcut bulunmaması gereken bir bahane veya “intihal yüzdesinin düşük olması”, yani “Çalmış ama sadece bir lira çalmış, şayet bin lira çalmış olsaydı gereğini yapardık” gibisinden gerekçelerle aklandılar ve dosyalar sümenaltı edildi. Bugün, üniversitelerimizde son zamanlarda maalesef gittikçe artan bu işin son bir örneğini teşhir edeceğim: ANA DİLLERİ TÜRKÇE’YDİ Sözünü edeceğim intihal

 

Nevşehir Hacıbektaş Üniversitesi’nde yaşanmış ve bir değil, üç kişi tarafından müştereken yapılmış: Yrd. Doç. Dr. Neşe Harbarioğlu, Doç. Dr. Adem Öger ve Yrd. Doç. Dr. Erkan Hirik tarafından... Üniversitenin isimlerini verdiğim bu üç mensubu “BAP” denen “Bilimsel Araştırma Projesi” olarak “Karamanlıca Eserler Kataloğu” isimli bir seri üzerinde çalışmaya başlamış ve serinin ilk cildini de geçen Kasım’da yayınlamışlar. 

Önce, “Karamanlıca”nın ne olduğunu söyleyeyim: Anadolu’da asırlar boyu yaşayan, anadilleri Türkçe, dinleri Hristiyan Ortodoks olan, Rum harfleri ile Türkçe yazan ve 16. asırdan itibaren Yunan harfleri ile ama Türkçe kitaplar çıkartan “Karamanlı” denen Anadolu Rumları’nın konuştukları Türkçe ve yaptıkları yayınlarıdır. Karamanlılar’ın kökeni, hâlâ tartışmalıdır. Bizans döneminden kalma Hristiyan Türkler veya Türkleşmiş Anadolu Hristiyanları oldukları düşünülmektedir. Rumca yerine Türkçe konuşmalarını geçen asırlardan kalan ve kendilerine ait olan “Gerçi Rum isek de Rumca bilmez, Türkçe söyleriz / Ne Türkçe yazar okuruz, ne de Rumca söyleriz / Öyle bir mahlût-ı hatt-ı tarikatimiz (karışık bir ifade biçimimiz, yolumuz) vardır / Hurufumuz (harflerimiz) Yunanîce, Türkçe merâm eyleriz” dörtlüğü ile ifade etmişlerdir.

 

Yazının tam metnin okumak için TIKLAYIN
 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Afrin Gazisi Didinmez’i Nevşehir Valisi Aktaş Evinde Ziyaret Etti
Afrin Gazisi Didinmez’i Nevşehir Valisi Aktaş Evinde Ziyaret Etti
Gülşehirli Şehit Kaya’nın Ailesine Şehadet Belgesi Verildi
Gülşehirli Şehit Kaya’nın Ailesine Şehadet Belgesi Verildi