Alkışlanmak ve Başarı

İllüzyon mu desem yoksa kibir mi desem bilemedim. Başlığa illüzyon yazdım ama aynı zamanda kibir de bu. Ne mi bu

Bir şeyleri hak ettiğini sanmak. Başarıyı bir hak edilmiş ödül olarak görmek

Yok böyle bir şey Hiç kimsenin herhangi bir konu hakkında bir hakkı yoktur. Sözlerim ağır gelebilir. Olur mu öyle şey Ben çok çalışıyorum. Başarılı olmayı hak ediyorum. diyebilirsiniz. Ben de diyorum ki çok çalışmanın sonucunda başarıyı hak ettiğimizi zannettik. Halbuki çok çalışmanın sonucunda gelen başarı bir hak değil bir lütuftur. Ancak şu var ki kişinin kişiye hakkı vardır. Emekçi bir işçinin iş vereni üzerinde hakkı vardır. Benim söylemek istediğim kişilerin Allah üzerinde bir hakkı yoktur. Bu yöndeki düşüncelerimi yazıyorum. Çok çalışan veya çok acılarla dolu bir hayatınız olabilir. Böyle bir hayatınızın olması sizin yaratıcınıza karşı bir hak oluşturmaz. Çünkü yapacağınız her şey  ile -hatta tüm dünyayı güzellikler ile donatsanız- varlığınızın borcunu ödeyemezsiniz. Bunun haricinde başarılı olduysak veya bir güzellik varsa bunların hepsi lütuftur hak etmek değil.

Biz ise yanıldık. Çok çalışmanın sonucunda başarısız olunca üzüldük. Çünkü hak ettiğimizi düşündük ve hakkımızı alamayınca hayal kırıklığı yaşadık. En başında başarıyı hak etmek diye bir şey olmadığını bilseydik sonuç bizi ilgilendirmeyecekti. Biz sadece yolumuz üzerinde yürümüş olacaktık. Çalıştık yolumuzda yürüdük yolda yürürken güzel anılar bıraktık ve hepsi bu

Bir de bunla beraber gelen ikinci illüzyon var. O da alkışlanmak :

Başarılı olduğumuzu düşünelim. Etrafımızdaki insanlar bizi tebrik ediyor onure ediyor ve alkışlıyor. Biz ise şöyle düşüyoruz.

Aferin bana ben zaten bu başarıyı hak etmiştim. Çünkü çok çalıştım. Diğer insanlarda beni alkışlıyor. Bak onlarda benim gibi bu başarıyı hak ettiğimi düşünüyor.

İşte bu yüzden alkışlanmak felakettir diyorum. Alkışlanmak bizi farklı bir illüzyona sokar. Bana kalırsa alkışlanmak bir testtir. Lütuf olarak gelen başarı sınanır. Bizim karakterimiz test edilir : Bakalım başarıyı kendinde mi biliyor Sapıtacak mı sapıtmayacak mı diye. Yalnız karakteri sağlam insanlar bu sınavı geçebilir. Karakteri sağlam olmayanlar ise her alkış sesinde daha da aşağıya doğru çekilir. Çok örneği ile karşılaştım. Alkışlandıkça şımaran. Şımardıkça daha da yok olan ve en sonunda isimlerini bile hatırlamadığımız onca insan. Bir de alkışlandıkça karakterinde hiçbir değişiklik olmayan aynı yolda dümdüz yürüyen insanlar var. İşte onların bu tavrı onlara daha çok başarıyı getirdi. Daha çok alkışlandılar ama bundan etkilenmediler. Onlar başarı için değil çalışmayı daha doğrusu yolda olmayı sevdiği için yürüdüler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Filiz Eryaşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler CT Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı CT Haber değil haberi geçen ajanstır.



Nevşehir'in Marka İşletmeleri

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (384) 213 50 40
Reklam bilgi

Anket Korona Virüsü Psikolojinizi Bozdu mu ?