FİLİZCE BİR GÜN

FİLİZCE BİR GÜN

Öyle bir yere gittim ki anlatılmaz yaşanır harbi senelerce orda bir kulübe kurup yaşasam diye geçmedi degil aklımdan. Neyse filiz relaks. Narlıgöl için Ihlara Vadisi'nin devamı da desek doğru olur. Doğal güzelliği ile Niğde'de önemli bir yer olan Narlıgöl meteor düşmesiyle de oluşmuş olabileceği söylense de tüm Kapadokya bölgesinin tek krater gölü. Kraterler yanardağların hareketlenmesiyle lavların dışarıya akın etmesi ve magmalarda oluşan çukurlarda birikip taşlaşmasıyla oluşmuş. Zamanla yağmur ve kar sularıyla dolan kraterler de gölleri meydana getiriyor. İşte Narlıgöl de bu tanıma giren Kapadokya göllerinden biri. Ihlara Vadisi yakınlarında gizlenmiş bir cennet gibi keşfedilmeyi bekleyen Narlıgöl volkanik kökenli olmasına ve içinde kükürt bulunmasına rağmen suyu soğuk ve tatlı. Hatta içinde sazlık alanlar ve balıklar da bulunuyor. Eski zamanlarda Acı Göl olan adının değişmesindeki sebep de bu olsa gerek. Böyle yerleri keşfetmek aslında çok da zor değilmiş. Hemen yanı başımızda bir yermiş aslında nefes almayı doğayla bütünleşmek zor da degil biraz zaman ayırmakla ve uyuşuklugu birakmakla herşey başlıyor.. Bu yerin efsaneleşmiş de bir hikayesini duymakta nasip oldu şöyle ki çok severek evlenmiş bir çift ve onların yeni doğmuş bebekleri küçük yoksul bir evde yaşarlarmış. Zaman gelmiş ve genç koca karısını ve bebeğini bırakıp askere gitmek zorunda kalmış. Zaman geçmiş kış bastırmış. Fırtınalı bir günde köyün girişinde uzun beyaz sakallı bastonlu yaşlı bir adam belirmiş. Bitkin görünüyormuş evlerin kapılarını tek tek çalmaya başlamış. Birazcık ekmek ve su istemiş köylülerden. Hiç kimse ama hiç kimse bu adama istediğini vermemiş yüzüne çarpmışlar kapıyı. Bir ev dışında genç kadın aceleyle bir bardak su ve bir parça ekmek getirmiş yaşlı adama. Adam kızım çocuğunu da al ve şu dağa çık. Dağın tepesine gelene kadarda arkana bakma demiş genç kadına. Kadın yaşlı adamın sözünü tutup yola koyulmuş. Tam zirveye varmak üzereyken yorulup ve birazcıkta merakına yenik düşüp arkaya bakmış. O anda kadının göğsünden sular fışkırmaya başlamış. Öyle ki bütün köy sular altında kalmış. Kadın ve çocuk ise taşa dönüşmüşler. Öylece rivayet edilir ki; bu göl senede bir kurban alırmış ve hiç kimse o cesedi bulamazmış ta ki yedi sene sonra göl cesedi dışarı fırlatana kadar. Ve yine rivayet edilir ki; Narlıgöl kurban istediğinde bağırırmış... Bu hikaye bu yörede yaşayanların dillerinde gidilmesi görülmesi gereken yerlerden biri...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Filiz Eryaşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?