Atatürk'ü Anlayarak Mı Anıyoruz ?

Günlerdir bir video aklımı karıştırıyor. Videoda bir hasta teyzemiz 10 Kasım saat 9:05’de hasta yattığı yataktan hemşirenden ve eşinden yardım alarak diyor ki şimdi kalkmazsan ne zaman kalkacak diyerek ayağa kalkıp Ataya saygısını gösteriyor.

Kişileri seversiniz sevmezsiniz bu Atatürk olmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmuş, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu veya başa bir siyasi olmuş hiç fark etmez. Sevmeyebilirsiniz yada yaptıklarını doğru bulmaya bilirsiniz ancak bu sizin hakaret etmeye saygısızlık yapmaya hakkınız olduğunu anlamına gelmez. Hatta net bir tavırla hiç hakkınız yoktur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir sözünde ; Beni görmek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

Maalesef 29 Ekim’de bir kez daha iyi anladım ki biz Mustafa Kemal’i on yıllardır hala anlayamamışız ve korkarım ki yüzyıllarca da anlayamayacağız. ‘Sözüm meclisten dışarı hâşa!’ demek isterdim lakin -cem- i cümleden özür dilerim-diyemiyorum. Belki de kimine göre çok haklı sayılmam ama biliyorum ki haksız da değilim sonuçta söz meclisten içeride.

Bugün hayli düşündüm açıkçası, yarında Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği gün o gün ile de bir çok şeyler söyleniyor. Ancak ne hikmetse çıkıp biride söyledir.. demiyor. Mesela vefat ettiği saat gece yarısı iken millet , devlet erkanı 9:05 yapalım daha rahat olur anmak diye saati 9:05 diye söyleniyor bu söylenenlere bir kişide çıkıp yok arkadaş bu böyle değildir demiyor.

Gelelim esas konumuza Atatürkçüyüm diyenlerden tüm ülkedeki yaşayanlar size soruyorum bugüne kadar Atatürk’ü anlamak için ne yaptık ? Fark ettim ki pek de bir şey yapamadık. Biz ne yaptık biliyor musun?

Biz Mayıs’ın 19’u dedik, Ekim’in 29’u dedik, Nisan’ın 23’ü, Ağustos’un 30’u dedik ve eskimiş sözlerle Mustafa Kemal’i övdük, övdük, övdük…

Ve sonra, Kasım’ın 10’u geldi, saat 9’u beş geçti, ‘Başkomutan’ uçmağa gitti… Bu sefer ne yaptık ? Oturup acıklı ağıtlar dudaklarda Mustafa Kemal’e ağladık, ağladık, ağladık…

Lakin bu değildi Mustafa Kemal’i anlamak, Mustafa Kemal’i anlamak sadece kuru söz değildi.

Devletimizin kurucusu Liderimiz  ışık oldu, yol gösterdi, fikir verdi, hakikati işaret bize…

Peki efendim şimdi sorarım o vakit: Biz gerçekten ne yaptık ?

Mesela

-Hakkından gelebildik mi yokluğun sefaletin ?

-Götürebildik mi her yere huzur ?

-Hani, nerede bolluk ? Nerede kaygısız gülen ?..

Mustafa Kemal ülküsü yerinde saymak değil, Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil. Ya hu! Bırakalım artık, rahat uyusun anılarda şehitler, gaziler… Söyleyin bana neler yaptık ondan haber verelim.

Mesela

-Arayı kapatabildik mi uygar uluslarla ?

-Uzaya Türk adını ‘Atatürk’ kapsülüyle yazabildik mi ?

-Uluslarla keşfine çıkabildik mi uzak dünyaların ?

Mustafa Kemal ülküsü avunmak değil, göz boyamak değil Mustafa Kemal ülküsü.

Ya da tamam. Diyelim ki ben geçtim bunların hepsinden, unutun yukarıda söylediklerimi. Lakin geçemeyeceğim bir husus var, hatırlatmak isterim:

Saygıdeğer okur! Demokrasiyi getirmişti bize hani ? Özgürlüğü…

O zamandan bu zamana bakıyorum da ? Hala aynı yerdeyiz, hiç ilerlememiş…

Hatta birbirimize düşmüşüz halka eğilmek dururken…

Maalesef unutmuşuz efendim, unutmuşuz… Mustafa Kemal ülküsünün itişmek, aldatmak olmadığını, bu ülkünün sözde kalmaması gerektiğini unutmuşuz.

EFENDİLER! Tüm bunlardan sonra ne derece etkili olur bilemiyorum ama… Tabi ki manzara bu kadar kötü değil, tabi ki harikulade ilerlemelerimiz var. Derdim daha iyi olmasıdır, aksi mümkün değil zaten.

Her şey başım gözüm üstüne. Yeter ki Yüce Yaradan, Mustafa Kemal’in emanetine sahip çıkmayı sonsuza dek bu topraklarda bu millete nasip etsin.

Lakin efendim, iyiyi herkes söyler, maharet kötüden de bahsedip rehavete kaptırmamaktır zihinleri. Bize de bugün kötüyü söylemek düştü, sürçülisan etmişsek affola.

İleri medeniyetleri hala biz önderlik edemiyorsak Mustafa Kemal’in ülküsünü gerçekleştiremiyorsak vardır eksiğimiz elbette. Naçizane fikrim bu eksik nasıl mı gider ?

 Şöyle ki bu milleti ve Atatürk’ü seviyorsak, anlamak istiyorsak…

Mesela

-Önce sevmeyi öğrenelim, bir arada yaşamayı…

-Laboratuarlarda sabahlayalım, kahvelerde değil…

-Bilim ağartsın saçlarımızı… Kitaplar…

Atatürk Rozeti takmakla çok seviyorum anlamına gelmez rozet takmamakla da hiç sevmiyorum demekte değildir.

Unutmayalım ki ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

Son söz…

Sensiz tam 81 yıl geçti tam 81 yıl….

96 yıl önce kurduğun ve bizlere emanet ettiğin Cumhuriyetin ne badireler atlattı. En son mu 15 Temmuz yaşadık….. Emanetin emanetimizdir. Mevla’m yüzümüzü kara çıkartmasın.

EFENDİLER Yarın Atamızın ölüm yıldönümü..

Benim naciz vüducum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Atatürk anlamak lazım…. Ona şükranlarını sunup ve bol bol dua ediyorum. Allah taksiratını affetsin.  Onun emanetine sahip çıkıp hiç yılmadan yazıyorum… VATANINI EN ÇOK SEVEN İŞİNİ EN İYİ YAPANDIR unutmayın. Bir başka yazımda dediğim gibi sonumu düşünerek asla Gazetecilik yapmıyorum. Zaten sonunu düşünende kahraman olamaz.

Hızır gibi olmak lazım gerekiyor bir çok konuda belki de gazetecilikte de kalın sağlıcakla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Taşkın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?