Akidemiz

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allaha salât ve selam onun Rasûlüne ehline sahabesine ve onu tüm dost edinenlerin üzerine olsun. Bundan sonra

Bizler Allahın ﷻ dışında bir ilah olmadığına onun dışında hak bir mabudun olmadığına inanıyoruz. Kelime-i tevhidin Ona ﷻ sabit kıldığı bütün hususları Onda ﷻ sabit kılıyor şirk ve ortaklığı Ondan ﷻ nefyediyoruz. Ondan ﷻ başka hak bir ilahın olmadığına ve hiçbir ortağının bulunmadığına şahitlik ediyoruz. Bu din ilk son açık ve gizli olan dindir. Kim bunu söyler şartlarına bağlı kalır ve gereğini yerine getirirse o Müslümandır. Kim bunun şartlarını yerine getirmez veya bunu bozan unsurlardan birini yaparsa o Müslüman olduğunu iddia etse de kâfirdir.

Allahın ﷻ yaratıcı işleri tedbir eden mülk ve övgünün sahibi ve her şeye gücü yeten olduğuna inanıyoruz. O ﷻ ilk son açık ve gizli olandır. Onun ﷻ bir benzeri yoktur. O ﷻ işiten ve görendir. Onun ﷻ isimlerini veya noksansız sıfatlarını inkâr etmiyoruz. Kuran ve sahih sünnette geldiği gibi Onun ﷻ sıfatlarına keyfiyet belirtmeden benzetme ve yorum yapmadan ve sıfatlarını işlevsiz bırakmadan inanıyoruz.[Yani tekyif temsil tevil ve tatil yapmadan inanıyoruz.]

Muhammedin ﷺ tüm insanlara ve cinlere Allahın elçisi olarak gönderildiğine inanıyoruz. Ona ﷺ tabi olmak ve emrettiği hususlarda kendisine itaat etmek vaciptir. Getirmiş olduğu tüm hususları doğrulamak ve buna teslim olmak gerekir. Allahın ﷻ Onun ﷺ hakkında indirdiği şu ayetin gereğine bağlıyız. HAYIR RABBINE ANDOLSUN KI ONLAR ARALARINDA ÇIKAN ÇEKIŞMELI IŞLERDE SENI HAKEM YAPIP SONRA DA VERDIĞIN HÜKME IÇLERINDE HIÇBIR SIKINTI DUYMAKSIZIN TAM BIR TESLIMIYETLE BOYUN EĞMEDIKÇE IMAN ETMIŞ OLMAZLAR. [Nisa 65]

Allahın ﷻ meleklerine inanıyoruz. Onlar Allahın ﷻ emirlerine karşı gelmezler. Emredildikleri şeyi yerine getirirler. Onlara sevgi duymak imandan buğzetmek ise küfürdendir.

Kuran-ı Kerimin harfleriyle ve manasıyla Allahın ﷻ kelamı olduğuna inanıyoruz. Ve o Allahın ﷻ sıfatlarından bir sıfat olup sonradan yaratılan bir şey değildir. Bundan ötürü onun yüceltilmesi ona tabi olunması ve onunla hükmetmenin dayatılması vaciptir.

Allahın ﷻ gönderdiği tüm nebilerine ve resullerine inanıyoruz. İlki Âdem a.s sonuncusu Muhammeddir ﷺ. Hepsi de Âlemlerin Rabbinin ﷻ birlenmesi mesajıyla gönderilen kardeşlerdir.

Sünnetin ikinci vahiy olduğuna ve Kuran-ı Kerimi açıklayıp tefsir ettiğine inanıyoruz. Sahih olan bir sözünden vazgeçip kim olursa olsun herhangi birinin sözüne tabi olmayız. Küçük ve büyük tüm bidatlerden sakınıyoruz.

Peygamberin ﷺ sevgisi farz ve Allaha ﷻ yakınlaşmadır. Ona ﷺ buğzetmek ise küfür ve nifaktır. Peygamberin ﷺ sevgisinden ötürü ehli beytini de seviyor ve onlara saygı gösteriyoruz. Bunda aşırıya gitmiyor ve onlara iftira atmıyoruz. Tüm sahabelerden r.h razıyız ve hepsinin adaletli olduğuna inanıyoruz. Onlar r.h hakkında hayrın dışında bir şey konuşmuyoruz. Onları r.h sevmek bizim üzerimize vaciptir. Bizim yanımızda onlara r.h buğzetmek nifaktır. Aralarındaki çekişmelerde duruyoruz. Onlar r.h bu konuda tevil sahipleri ve en hayırlı dönemin insanlarıdır.

Kaderin hayır ve şerrin tümünün Allahtan ﷻ olduğuna inanıyoruz. Allahın ﷻ genel bir isteği ve mutlak bir iradesi vardır. Allahın ﷻ dilediği şeyler olmuş ve dilemediği şeyler de olmamıştır. Allah ﷻ kullarının fiillerini yaratandır. Allah ﷻ izin verdikten sonra kullar fiillerinden dilediklerini seçebilirler. Allahın ﷻ kaderi ve kazası Onun ﷻ rahmet fazilet ve adaletinden dışarı çıkmaz.

Kabir azabının ve nimetlerinin hak olduğuna inanıyoruz. Allah ﷻ dilerse azabı hak edenlere kabirde azap eder. Dilerse de affeder. Rasûlullahtan ﷺ geldiği şekil üzere ve Allah Subhanehu ve Teâlânın şu ayetine binaen Münker ve Nekir meselesine de inanıyoruz. ALLAH IMAN EDENLERI HEM DÜNYA HAYATINDA HEM DE AHIRETTE SABIT BIR SÖZLE SAĞLAMLAŞTIRIR ZALIMLERI ISE SAPTIRIR. VE ALLAH DILEDIĞINI YAPAR. [İbrahim Süresi Ayet 27]

Ölümden sonra dirilişe ve kıyamet gününe inanıyoruz. Amellerin ve kulların Allaha ﷻ sunulacağına da inanıyoruz. Hesap gününe tartıya Kevser Havuzuna ve Sırat Köprüsüne inanıyoruz. Cennet ve cehennemin hak olduğuna inanıyoruz.

Peygamberden ﷺ sahih olarak rivayet edilen hadislerdeki kıyamet alametlerine inanıyoruz. Allahın ﷻ Âdemi a.s yarattığı günden kıyamete kadar geçen sürede en büyük fitne Deccalin fitnesi olacaktır. İsanın a.s tekrar yeryüzüne ineceğine ve adaletle hükmedeceğine inanıyoruz. Nübüvvet menheci üzere hilafetin tekrar geldiğine inanıyoruz.

Allah ﷻ şefaatçilerin şefaatiyle bazı Muvahhidleri ateşten kurtaracaktır. Allahın ﷻ razı olduğu kimselere şefaat izni vereceği haktır.

Peygamberin ﷺ şefaat edeceğine ve kıyamet günü Ona ﷺ övülen makamın verileceğine inanıyoruz.

İman söz amel ve niyettir. Kalple itikad dille ikrar ve azalarla da amel etmektir. Bazısı diğer bazısı olmadan olmaz. Kalp itikadı onun sözü ve amelidir. Kalbin sözü onun marifeti ameli veya doğrulamasıdır. Kalbin amelleri muhabbet korku reca vs. İman ibadetlerle artar ve günahlarla da eksilir. Doğru sözlü ve emin olan Nebinin haber verdiği gibi imanın şubeleri vardır. En yükseği Lailaheillallahtır. En düşüğü ise yoldaki eziyet verici şeyleri kaldırmaktır. İmanın tevhid [Allahtan başka hak ilah yoktur Muhammed Onun elçisidir.] ve namaz gibi bazı asıl şubeleri vardır. Şeriat koyucu bunların terk edilmesiyle imanın aslının da zail olacağına ve bozulacağına dair kesin hüküm beyan etmiştir. Bunların zail olmasıyla iman da zail olur. Zina içki ve hırsızlık gibi farz olan imandan ötürü yapılmaması gereken bu unsurlar işlendiği vakit imanı eksiltir.

Muvahhidleri veya Müslümanların kıblesine doğru namaz kılan hiç kimseyi zina içki ve hırsızlık gibi günahlardan ötürü -bunları helal görmedikleri sürece- tekfir etmiyoruz. İman konusundaki sözümüz aşırıya giden hariciler ile ifrat ehli mürcieler arasındaki orta yoldur.

Küfür küçük ve büyük olmak üzere iki kısımdır. Küfür hükmü itikat söz veya amel ile bunu yüklenenlere verilir. Fakat muayyen bir şahsın tekfir edilmesi ve hakkında ebedi cehennemle hükmedilebilmesi için tekfirin şartlarının yerine gelmesi ve engellerinin de kalkması gerekir. Bizler Allahın ﷻ vaad ve tehdidine veya tekfire ve fasıklığa mutlak olarak hükmederiz. Fakat muayyen bir şahıs hiçbir engel olmadan kesin bir gereklilikle bu genel hükme girmeyene kadar onun hakkında bununla hükmetmeyiz. Zanlarla yorumlarla veya sözlerin lazımlarıyla tekfir etmeyiz.

Allahın ﷻ ve Rasûlünün ﷺ tekfir ettiği herkesi tekfir ediyoruz. İslamın dışında başka bir dine giren herkes -hüccet ister ona ulaşsın ister ulaşmasın- kâfirdir. Fakat ahiret azabı sadece kendisine hüccet ulaşanlar içindir. Allah Subhanehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor: Biz bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz. [İsra 15]

Kim iki şahadet kelimesini söyler İslamı izhar eder ve insanı dinden çıkaran herhangi bir unsura da bulaşmazsa biz ona Müslüman muamelesi yaparız. Gizlediklerini Allaha ﷻ havale ederiz. Çünkü kim dinin şiarlarını açığa vurursa dinin hükümleri o kişinin üzerine icra edilir. İnsanların durumları zahirlerine göredir. Gizli hallerin velisi Allah ﷻdur.

Bizim yanımızda Rafızî Şiiler şirk riddet ve fesat taifesidir.

Bir memlekette küfrün şiarları yüceltiliyorsa ve yönetim İslami hükümlerin yerine küfür hükümlerine göre yapılıyorsa o diyar küfür diyarıdır. Bu o diyarda yaşayanları tekfir etmeyi gerektirmez. Aşırıların İnsanlarda asıl olan mutlak küfürdür dediği gibi demiyoruz. Bilakis her insan kendi haline göre hüküm alır. Onlardan Müslüman ve kâfir olanlar vardır.

Laiklik değişik bayrakları ve çeşitli yollarıyla beraber ırkçılık vatancılık komünizm ve baasçılık açık küfürlerdir. İslamı bozan ve insanı dinden çıkaran unsurlardır.

İstidlaldeki usulümüz Kuran ve sünnettir. Bu da faziletli ilk üç dönemde yaşayan selef-i salihinin anlayışına göredir.

Salih günahkâr veya hali kapalı her Müslümanın arkasında namazın caiz olduğuna inanıyoruz.

İster bir imam olsun ister olmasın ister iman adil olsun ister zalim olsun cihad kıyamete kadar devam edecektir. Bir imam bulunmazsa dahi cihad ertelenmez. Çünkü cihadın maslahatı ertelendiği zaman kaybedilir. Eğer bir ganimet elde edilirse ehli onu şeriatın gereği üzere dağıtır. Her Müminin tek başına kalsa bile Allahın ﷻ düşmanlarıyla savaşması gerekir.

Bizler Müslümanların kanlarına ırzlarına ve mallarına dokunmanın haram olduğuna inanıyoruz. Şeriatın mubah saydığı veya Rasûlullahın ﷺ izin verdikleri müstesna.

Kâfirler Müslümanların mahremlerine saldırdığında cihad her Müslümanın üzerine farz olur. Cihada çıkması için ona herhangi bir şart da gerekmemektedir. İmkânı nispetinde kâfirleri defeder. İmandan sonra dini ve dünyayı ifsat eden kâfirlerin saldırısını defetmekten daha vacip bir şey yoktur.

Riddet küfrü icma ile asli küfürden daha galiz bir küfürdür. Bundan dolayı bizim yanımızda riddet ehli ile savaş asli kâfirlerle savaştan daha önceliklidir.

İmamlık bir kâfire verilmez. İmamda küfür meydana gelirse yöneticilik hakkı biter hükmünden çıkar ve ona itaat de düşer. Müslümanların ona karşı ayaklanması onu görevinden azletmesi ve eğer imkânları varsa adil bir imamı seçmesi gerekir.

Dinin ayakta tutulması hidayet kitabı ve yardımcı kılıcıyla olur. Bizim cihadımız kılıç mızrak hüccet ve hakkı beyan iledir.

İslamın dışında başka bir dine davet eden dinimizi kötüleyen veya bize kılıç kaldıranlar bizimle savaş halindedirler.

Ayrılık ve ihtilafı reddediyor herkesi söz birliğine ve beraberliğe davet ediyoruz. Müslümanların geneline farz-ı kifaye olan İslam hilafetini ikame etmeye çalışıyoruz. Bunu Müslümanların bir kısmı ikame ederse farziyet diğerlerinden düşer. Ehli Hal vel-Akdın biat ettiği Müslümanların imamını işitip ona itaat etmenin vacip olduğuna inanıyoruz. Onun itaatinden çıkmak ihtilafsız haramdır. İtaatten çıkanlar öncelikle itaate davet edilirler. Daha sonra itaate dönene kadar onlarla savaşılır. Boynunda biat olmadan ölen cahiliye ölümü üzere ölmüş olur.

İçtihadı ihtilaflarda bir Müslümanı terk etmiyor ve onu günahkâr saymıyoruz.

Tüm ümmetin özellikle de Mücahidlerin tek bayrak altında toplanmalarının vacipliğine inanıyoruz.

Müslümanlar tek bir ümmettir. Arap olanının Arap olmayana takvanın dışında bir üstünlüğü yoktur. Müslümanların kanları eşittir. Her Müslüman kardeşlerinin zimmetini muhafaza etmek için uğraşır. Allahın ﷻ bizi isimlendirdiği isimlerden vazgeçmiyoruz.

Allahın ﷻ dostlarını dost ediniyor ve onlara yardım ediyoruz. Allahın ﷻ düşmanlarına da düşmanlık yapıyor ve onlara buğzediyoruz. İslam milleti dışındaki tüm milletleri terk ediyor onlardan beri oluyor ve onları tekfir ediyoruz. Kuran ve sünnetin yolunda gidiyor bidat ve sapık yollardan da sakınıyoruz.

Duamızın sonu Âlemlerin Rabbi olan Allaha hamd etmektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hacı Ahmet Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?