Tağuta İbadet Etmekten Kaçınıp 

Müslüman olabilmek için tağutun bu iki türünü tafsilatlı bir şekilde reddetmek gerekir. Allah-u Teâlânın üzerinde özellikle durduğu bu iki tür tağut şunlardır

İbadet Tağutu

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Tağuta ibadet etmekten kaçınıp.Zümer Suresi Ayet 17

İşte onlar Allahın kendisine lanet ve gazap ettiği kendilerinden maymunlar domuzlar ve tağuta tapanlar kıldığı kimselerdir. Onlar ahirette yeri en kötü olan ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır Maide Suresi Ayet  60

Andolsun ki her ümmete: Allaha ibadet edin ve tağuttan kaçının diye söylemeleri için bir rasul gönderdik. Nahl Suresi Ayet  36

Hüküm Tağutu

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Reddetmeleri emrolunmuşken tağuta muhakeme olmak isterler. Nisa Suresi Ayet   60

Hüküm tağutunun zamanımızdaki çağdaş şekliyse şöyledir

Teşri Sıfatı Yönünden: Bunlar Allah-u Teâlânın indirdiğinin dışında teşride bulunan tağutlardır. Devlet reisleri parlemento milletvekilleri ve bunlar gibileri... Bunlar kanunları tartışır tasdik eder ve teşride bulunurlar. Yasama sultasının üniteleri kanun koyma yürütme sultası hükümetin oluşturduğu kanunlara işlerlik kazandırma ve yargı sultası teşrileri uygulama yönünden her biri bir tağuttur.

Hüküm Verme Bakımından: Bunlar devlet reisleri hakimler ve mahkemelerin azalarıdır. Bu tür tagutun yardımcıları ise onları koruyan onlara bakıcılık yapan onları ve hükümlerini kabul etmeleri için insanları zorlayan ve onlar için çarpışan kimselerdir. Daha açıkçası Allah-u Teâlânın kanunları dışındaki kanunları ve bu kanunları tatbik eden sistemleri bu sistemlerin mahkeme ve hakimlerini koruyan kimselerdir. Ve bilinsin ki tağuta iman da edilir küfür de edilir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Onlar cibte ve tağuta iman ediyorlar. Nisa Suresi Ayet  51

Tağuta ibadet de edilir ondan beri de olunur.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Tağuta ibadet etmekten kaçınıp. Zümer Suresi Ayet  17

Bu söylenenleri daha iyi anlayabilmen için sana bu konuyu iyice anlatayım: Daha önce de belirttiğim gibi ibadetin nüsük hüküm teşri ve velayet olmak üzere üç rüknü vardır. İslamın ve dinin aslı bakımından ibadetin genel manası bu üç rükne bağlıdır. Uluhiyyet tevhidi adı verilen ibadet tevhidi hem nüsuk hem hüküm hem de velayette Allah-u Teâlâı birlemektir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ben cinleri ve insanları sadece bana ibadet etsinler diye yarattım. Zariyat Suresi Ayet 56

Ey insanlar Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ihlâslı bir şekilde ibadet edin ki Ona karşı gelmekten sakınmış olabilesiniz.  Bakara Suresi Ayet 21

İbadetin rükunları olan nüsuk hüküm ve velayet Allah-u Teâlâya ortak kılınmaksızın yapıldığında Allah-u Teâlâ tam olarak birlenmiş ve dille söylenen şehadet pratikte gerçekleştirilmiş olunur. Bu rükunlardan herhangi birisi şayet Allah-u Teâlâdan başkasına yapılırsa Allah-u Teâlâdan başkasına ibadet edilmesi sebebiyle Allah-u Teâlâya eş koşulmuş ve bu rükunların kendisine yapıldığı kimse de o kimseye ilah ismi verilmese bile ilah edinilmiş olunur. Zira bu uluhiyyetin ve ibadetin gerçeğidir. Bunun ibadet olmadığına inanmak gerçeği değiştirmez. Tıpkı Adiy b. Hatem radiyallahu anhin durumu gibi...

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

Onlar hahamlarını rahiblerini ve Meryem oğlu Mesihi Allahtan başka rabler edindiler. Oysa tek olan Allaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka ibadete layık ilah yoktur. O onların ortak koştuklarından münezzehtir. Tevbe Suresi Ayet  31 ayetini okuduğu sırada yanına giren Adiyy b. Hatem ona: Biz onlara ibadet etmedik diyerek itiraz etti. Fakat onun bu itirazı gerçeği değiştirmedi. Hristiyan ve yahudiler helalleştirme ve haramlaştırma konusunda din adamlarına itaat etmenin onlara ibadet etmek olduğunu bilmemekteydiler. Buna rağmen Allah-u Teâlâ onların bu yaptıklarını ibadet olarak isimlendirerek onları müşrik din adamları ve rahiplerini de Allah-u Teâlâdan başka rabler olarak isimlendirdi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem da onların bu yaptıklarına ibadet ismini verdi. Öyleyse ismi değiştirmek gerçeği değiştirmez ve hükmü de etkilemez.

Buna göre Allah-u Teâlânın Zümer Suresi Ayet 17 ayetinde belirttiği tağuta ibadet etmek ile Nisa Suresi Ayet 51 ayetinde belirttiği tağuta iman: Bir kulun ibadetin açıklanan rükunlarından herhangi birisini Allah-u Teâlâdan başkasına yapmasıdır. Daha açıkçası zikredeceğimiz tağutlardan herhangi birisine yapmasıdır. Zira ibadet sadece Allah-u Teâlânın halis hakkıdır ve Allah-u Teâlâ bu konuda asla ortak kabul etmez.

Namaz secde rükû kurban adak sığınmak korkmak umut tevekkül vs gibi nüsuk ibadetlerinden herhangi birisi tağutlardan birisine yapılırsa bu tağut nüsuk tağutu veya ibadet tağutu olmuş olur. Şayet bu tağutlardan herhangi birisine hüküm hakkı veya teşri hakkı verilirse işte bu tağut hüküm tağutu olmuş olur. Aynı şekilde velayetin herhangi bir türü bağımsız olarak sadece Allah-u Teâlâya yapılması gerekirken herhangi bir tağuta yapılırsa bu tağut velayet ve tabi olma tağutu olmuş olur. Allah-u Teâlânın reddetmemizi emrettiği tağuta ibadetin türleri işte bunlardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hacı Ahmet Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?