Kurban Bayramı ve Beslenme

Kurban Bayramına sayılı günler kaldı. Bayramın bayram gibi olduğu bir bayramı umarım yaşayacağız. Bayramın tüm lezzetlerini tadabileceğimiz bayramı yaşarız en samimi duygularım bunu istiyorum.

Tabii bayramın adı kurban bayramı olunca akıllara aynı sorular geliyor. Eti nasıl pişireceğiz? Hangi eti hangi yağ ile pişireceğiz? Her Kurban Bayramı öncesi gündeme gelen sorular. Ben de aklıma takılanları sosyal medyadan ulaşma imkânı bulduğum Diyetisyen Abdül Samet Koçyiğit’e sordum. Diyetisyen Koçyiğit ile faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Öncelikle sohbet davetimi kabul ettiği için de ayrıca Diyetisyen Koçyiğit’e teşekkür ederim.

Geleneklerimiz çok güzel ama her zaman geleneklerimiz sağlıklı olmayabilir. Bizim toplumun vazgeçilmezidir, çoğumuz kurbanımızı keser kesmez o kurbanın etiyle kavurma yaparız. Kahvaltıda da afiyetle yeriz. Peki bu uygulama ne kadar doğru?

Diyetisyen Koçyiğit hayvanın kesildikten sonra en az 24 saat dinlenmeye bırakılması gerekildiği söyledi. Bu dinlenme olmadığı zaman ette ölüm sertliği olarak ifade edilen sertleşmenin gerçekleşebileceğinin altını çizdi. Bu sertleşmenin sonucunda sindirimin zorlaştıracağını bunun yanı sıra olgunlaşma süresi gerçekleşmediği için lezzet faktörlerinin az bulanacağını belirtti. Kalp, böbrek, diyabet ve yüksek tansiyonlu kişilere de tavsiyesi oldu. “Sabah kahvaltıda kavurma riskli olabilir” Kahvaltı için genel bir tavsiye daha var; “Bol yeşillikli bir kahvaltı ile güne başlayın”

Bol etli günler bizi bekliyor. Uzun süre görmek istemeyeceğiz kadar et tüketimin yoğun olacağı bir sürece gireceğiz. Her yerde et her yemekte et bu kadar et tüketimi midemize zarar vermeden nasıl yapacağız? Diyetisyen Koçyiğit’in bu konuda da tavsiyeleri oldu. Et tüketilirken yanında bol limonlu bir salata yahut bir sebze yemeği olmasına dikkat edilmesi gerektiği belirtti. Bunun da gerekçesini kırmızı ette bulunan demirin emiliminin tam anlamıyla gerçekleşmesi için özellikle limonun çok faydalı olacağına dikkat çekti.

Bayram gelince gönüllerdeki neşe sofralara da yansıyor. Bol çeşidi barındıran sofralardan kalktıktan sonra insanın canı çay kahve de istiyor. Bu konuda da önerisi var; Diyetisyen Koçyiğit’in “Çay ve kahve tüketimine dikkat edilmelidir çünkü kafein demir emilimini etkiler yemeklerden bir saat önce ya da yemekten en az yarım saat sonra içilmesi uygundur”

Belki de yazının başında bahsetmek daha doğru ama bu konuyu es geçmek olmaz, peki biz bu eti nasıl pişeceğiz? Hangi pişirme tekniği daha doğru?

Haşlama, ızgara ve fırın kızartma ve kavurmaya göre daha sağlıklı diyor Diyetisyen Koçyiğit biz kavurmaya dayanamayız ama aman dikkat!

Kuyruk yağı veya tereyağı eklemeden etin kendi suyu ile pişirilmesini öneren Diyetisyen Koçyiğit çiğ ve az pişmiş ettin besin zehirlenmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor.

Biz mangalı severiz hatta mangal kimimiz için yaşam biçimi. Diyetisyen Koçyiğit’in onlar için de tavsiyesi var;” Et ile ateş arasında 15 santim olmalı bu mesafe az olursa kanserojen madde oluşumuna neden olur B1 B12 folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açar”

Sohbet için Diyetisyen Abdül Samed Koçyiğit’e çok teşekkür ederim. Hepinize bol etli sağlık bir bayram diliyorum

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ufuk Azbay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?