Şehid Şeyh-ül İslam İbn-i Teymiyye'nin Akidesi

Şehid Şeyh-ül İslam İbn-i Teymiyye akidesinin ne olduğu hakkında bizzat kendisinin yazmış olduğu kaside ile bize şu şekilde cevab vermektedir:

Ey mezhebimi ve akidemi soran kişi Doğru yolu bulmak için soru sorana doğru yolda gitmek ihsan edilsin. Sözünü tahkik ederek söyleyen bundan yan çizmeyen ve değiştirmeyenin sözüne kulak ver. Bütün ashabı sevmek benim yolumdur bu sevgiyle onlara yakın olmayı ALLAH Subhanehü Ve Teala ya yakın olmaya bir vesile yol sayarım. Herbirisinin pek açık-seçik kadri ve fazileti vardır fakat aralarından es-Sıddiyk daha da faziletlidir. Kuran hakkında âyetlerinde geçenleri söylerim o kadimdir Allah tarafından indirilmiştir. İlahi sıfata dair bütün âyetleri ilk tarzda nakledildiği şekilde hak olarak kabul ederim. Bunun mesuliyetini de bu nakli yapanlara havale ederim ve bu hususta her türlü tahayyüle karşı onu korurum. Kurânı bir kenara itip de söylediği söze: el-Ahtal dedi ki  diye delil getiren kişi ne çirkin iş yapmış olur Müminler Rablerini hak olarak göreceklerdir. Ve keyfiyetsiz olarak hadiste belirtildiği üzere semaya iner. Mizanı ve kendisinden içip susuzluğumu gidereceğimi ümit ettiğim Havzı ikrar ve kabul ederim. Aynı şekilde cehennemin üstünde uzatılacak sıratı da. Muvahhid olanları kurtulacak diğerleri ise terkedileceklerdir . Cehennem ateşine bedbaht olan bir kimse ilahi hikmet gereği girecektir takva sahibi olan kişi de aynı şekilde cennete girecektir. Canlı ve aklı başında herkesin kabrinde ameli kendisiyle birlikte olacak ve ona kabirde soru sorulacaktır. İşte Şafîinin de Malikin de Ebu Hanifenin de sonra da Ahmedin de nakledilegelen akidesi budur. Eğer onların izledikleri yola uyarsan ilahi tevfike mazhar olursun. Eğer bidat bir yol ortaya koyarsan kimse senin bu yolunu dayanak kabul etmez.Bknz. Cilâul-Ayneyn fi Muhakemetil-Ahmedeyn s. 58

Bütün kainatın ve kainattaki külli sebeplerin yaratıcısı maliki ve Rabbi Odur O yardım edenin dua yapanın ve şefkat gösterenin kalbinde yardım dua ve şefkat etme iradesini yaratan ALLAH Subhanehü Ve Teala tır. Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellemin hayırla yad ettiği selef asrından sonra insanlar maalesef başta Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı olmak üzere alimlere din imamlarına hatta sıradan insanlara söylemedikleri sözleri nisbet etme sahip olmadıkları görüşleri onlara izafe etme hastalığına müptela olmuşlar ve sonraki asırlarda da bu hastalık artarak devam etmiştir. Zaten Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahih hadiste ilk üç hayırlı nesilden sonra yalancı şahitlik türü hadiselerin çoğalacağını haber vermişti nitekim işaret ettikleri gibi de olmuştur. Bir insana normalde sahip olmadığı bir akideyi nisbet etmek veya savunduğu akidesinden rücu ettiğini ileri sürmek için bir delil beyyine gerekir. Eğer buna dair açık bir karine yoksa bu iddiacı iftiracı konumuna düşer en azından zanla konuşmuş olur ki bu da yine yalanın bir şubesidir. Bütün bunlar kendisini İslama nisbet eden herkesin bildiği ve de bilmesi gereken hususlardır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hacı Ahmet Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket CT Haber Sitemizin Yeni Görünümünü Beğendiniz mi ?