Nevşehir Bel Altı İşler ile İşe Girme Yerimi

Ramazan Bayramının son gününde aldım kalemi biraz karalayalım ve kafalardaki soru işaretleri oluşturarak gerçeklerin nasıl olduğunu yazmak istedim....

Nevşehir, Hasta Bir ŞEHİR ! hemde çok hastalığı olan bir şehir dedikodu ve bel altı muhbbetlerini adeta bir tehdit olarak kullanılıp zamanında yanlış işler yapıp iyi yerlere gelenlere dayattırma sonucu KAZ gibi yolma taktiği yapanlarla dolu. 

Zira hasta bir şehir gün gelecek ki, kendi içinde yetişmiş nitelikli insanları tüketecek ki, en korkuncu da bu olsa gerek!...

Ramazan boyunca her ne kadar insanlar orucu tutsa da bir çok iftar sonrası sahura kadar konuştuğu bel altı konulardı. Sanırım o bel altı muhabbetleri sizler daha iyi biliyorsunuz. Elimizde ses kaydı var diye gezenleri sağa sola atanları da biliriz Evvelallah hayırdır bu kayıtları eşinizi dostunuzu işe girdirmek için mi kullanmayı düşünüyorsunuz. 

Nevşehir hasta bir şehir.

Dar bir açmazdan kurtulamayan hasta bir şehir ile karşı karşıyayız. Yenilenme arzusu, gelişme arzusu, geleceğe yönelme arzusu yok denecek kadar az. Bireysel nekahetin, bütün topluma sirayet ettiği garip bir sosyolojik açmaz var önümüzde. Şehrin tamamına yakını, nerede yaşadığı ve ne için yaşadığının farkında bile değil.

Felsefesi olmayan içi boş bir cendere, bu şehri tepeden tırnağa gasp etmiş adeta. Bu Şehrin bir felsefesi yok.

İçinde yaşayan insanların da bir felsefesi yok. İşin en üzüntü veren yanı ise, şehirlerin felsefesini oluşturabilecek nitelikli insanlar da kıyıya köşeye itilerek adeta tükenmeye mahkum edilmiş.

Şehrin aydın varlığı yok denecek kadar az. Ortada dolaşan pek çok aydının da özgür düşünce silsilesini manifestoya taşıyacak iradeleri yok…

Maalesef gün kurtarılıyor. Sadece var olan üzerine, reklamların serpiştirdiği yeni varlar ekleniyor.

İnsanlar varlandıkça yürekleri daralıyor, insanlar varlandıkça içleri barbarlaşıyor. Her varın kültürle, eğitimle, sanatla ehlileştirilmesi gerçekleştirilemiyor.

Varlar içindeki varın özüne inilemiyor.

Her arayış, her uğraş yavan bir elde etmeden öteye geçemiyor.

Benlik ve içi boş benlik…

Öne çıkan nice gayret, nekahet buldozerlerince yerle yeksan ediliyor.

Zihinler, bir başkasını engelleme ile iştigal. Zihinler, başkasının düştüğü olumsuzluktan mutlu olma ile iştigal.

Nevşehir hakikaten hasta. Zihinsel bir hastalık ile karşı karşıya. İşin ürkütücü yanı, bu hastalığın gelecek nesilleri de zehirlemesi. Bu şehre acil müdahale şart.

Nevşehir garip bir şehir.

Yüzyıllardır uyuduğu derin ölüm uykusundan uyanamıyor. Şehrin içinde yaşayanların, ölülerden farkının ne olduğu da bilinmiyor. Kim ölü, kim diri..

Kent yavanlığı ve ölüm sessizliği biri biri ile örtüşen bir anlam adeta.

Felsefesi oluşturulamayan bir şehir…

Sadece şahsi ihtiyaçlarının uğraşı haricinde, gelecek öte bir hayali kuramayan garip bir handikap.

Nevşehir hasta bir şehir.

Acil bir tedaviye ve tepeden tırnağa bir değişime o kadar çok ihtiyacı var ki.

Sorun şehrin zihninde. Geleceğe yönelemeyen, Nevşehir´in yüzyıllık hayalini kuramayan dar algıda sorun.

Nevşehir´de zihinsel değişim şart.

İlla da zihinden başlayacak bir değişim. Köklü bir zihniyet değişimi.

Yıllara varan ve tortulaştıkça tortulaşan o kadük zihniyetin artık şehrin önünden çekilmesi için, nitelikli insanların önlerinin açılmasının vakti çoktan geldi bile…

Zira hasta bir şehir, nice kan emicinin, hayal emicinin, gelecek emicinin olmazsa olmazıdır.

Nevşehir´i hastalığa mahkûm edenlerin, bir şehrin geleceğini tarumar etmeye hakları yok.

Yeni bir hayal ve aşk ile Nevşehir diriltilmeli.

Varlığının bilincine varmalı.

Ya dirilip geleceğe yönelecek, yada kent hoyratlığı ve yavanlığı ile canlı gibi gözüküp ölü gibi yaşamaya devam edecek…

Zira hasta bir şehir gün gelecek ki, kendi içinde yetişmiş nitelikli insanları tüketecek ki, en korkuncu da bu olsa gerek!...

 

“İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır”.

Bu sağırlık durumu bazen bunaltıyor beni. Halsizleşme, isteksizleşme, keyifsizleşme.

Tadım kaçıyor yani...

Belki de fitne fücur tipler “telekinezilere gelesin inşallah” diye beddua ediyorlardır. Bilemiyorum.

“Gözden uzak olan telekineziden de uzak olur” derler ya atalarımız.

İşte o hesap. Buralardan bir süreliğine kaçıp uzaklaşacağım.

Tedirgin gidiyorum. Geldiğimde...

-  Komşuyu komşuya gammazlatma şenlikleri…

-  Her durumda kendini sonsuz haklı görmeler…

-  Adil olmak yerine taraf olmayı seçenler…

-  Cadı avları…

-  İftirayı iftira olduğunu bildiği halde havalandıranlar…

-  Sıkılmış yumruklar, tavan yapmış öfkeler...

-  Kimsenin kimseyi daha da dinlemediği...

-  “Biz” ve “onlar” ayrımının daha da keskinleştiği...

-  Diyalogsuzluğun daha da arttığı...

-  Sadece sosyal medyada bazı dinozorların daha da keyiflendiği... Bir memleket resmiyle karşılaşmam inşallah. *

 Kısacası... 30 gündür yazmadık birkaç günlüğüne şehir dışına gittik geldik ancak buralardan gözüm fena halde arkada kaldı...

Son olarak haklarında haber yaptığımız kişiler CT Haber hakkımız helal değil diyormuş hangi hakkınız varda soruyorum size kentin hakkını yemiş çocuklarınızı yangından mal kaçırırcasına işe yerleştirmiş bir çok insanın iş hakkını yediğiniz hakkınız mı bize helal değil. Varsın sizin haram olan hakkınız bize helal olmaz zaten Alevli Alevli yanacaksınız diğer tarafta…. Bende sizleri asla yazmayı bırakmayacağım

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Taşkın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

Yasemin Aykemez - Cumleleri devirince edebiyat yaptigini zanneden hasta beynini disariya yukleyen kendine de yazar diyen bir narsist.bu kadar yikici itici bir yazi daha okumadim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 13:30
03

Çardaklı - Bence kendince yorumlamışsın ama. Pek kendinde de değilsin sanırım. Bir çoğu içi boş imâ.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 16:56
02

Guardian - Çok güzel yazmış. Özellikle "ALEVLİ ALEVLİ yanacaklar" kısmı.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 10:08
01

Umut - Dilinize yüreğinize sağlık.

Sistemi eline geçirmiş vampirler. En tepedekini Reis ı Şemsiye etmiş, değişime ve yeniliğe kapalı sanır kendini en akıllı ve en çağdaş. Nevşehir den dışarı çıkmamış yobazmi yobaz.

Yazık hemde çok yazık Gayretullah a dokunan bunun bir hesabi olacak. En kötüsü ise çaresizlik ve ekonomik mecburiyet lal etti dilimizi.

Duzelmemiz umudu ve selam ve dua ile.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 08:19

Nevşehir Markaları

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket Nevşehir İçin Hangi Milletvekili Daha Çok Çalışıyor ?