Vezirlikten Makama Gelen Koca Vezir - Bir Lale Devri Hikayesi

Evet malumunuz seçim gazeteciler gazeteciliklerini yaparken bir yandan da kimine göre av mevsimi kimine göre hasat mevsimini değerlendirme peşinde….

Gazetecilik mesleğinin gereği sarı basın kartı değildir. Gazeteci isen tehdit edileceksin, horlanacaksın, korkulacaksın, doğru gördüğünü kıvırmadan dos doğru söyleyeceksin. Kolay meslek değildir hele Nevşehir’de malumunuz haber yazarsın para aldı haber yapmazsın para aldı. Hep bir ticaretle yorulursun ve yorgunluk içinde kalırsın ancak yazmalısın ki anlatmalısın.. Yazarak anlatırsın bizde önceden yazdığımız gibi YİNE BİR LALE DEVRİ dönemi yazalım dedim. Biz o dönemi yazalım siz varın bu dönemdekileri anlayın. 

Günümüzde saltanat sürmek, sürülen saltanatı haramla bezemek, haramı da hiç umursamadan yemek... 

Taaaa Haseki sultanla nam yapan bizim hikayemiz şimdi de o dönemde yaşanan yolsuzluklarıyla gündemde. 

Saltanatının son düzlüğüne giren bizim Padişahımız icraattan, hizmetten çok ala vereli, dala vereli işleriyle meşhur olurken yanındaki veziri azamı başka eyaletten oğluna özel kalemden işe girdirip gurbet ellerden yanına getirebilmek için binlerce insanın hakkını yemeyi helal görmüş.

Eeeee koca lale devrinin padişahı, hem de lale devrinin koca padişahı dile kolay 14 yıl Haseki sultanın hediyeleriyle can bulan dönem padişahı.

Lale devrinin alalı vereli bu padişahının görev süresi bitmeye yakın yolsuzlukları halkın dillerine dolanmış, kulaktan kulağa anlatılır hale gelmiş.

Kimlerin bu yolsuzluklarda ismi yokmuş ki. En yakınından en uzağına kadar her birinin ismi bu yolsuzluklarda yerini almış.

Koca veziri azamlar mı dersiniz, iç oğlanlar mı dersiniz, hadım ağalarımı dersiniz, çeşnicibaşıları mı dersiniz, rikapdar mı dersiniz....

Lale devrinde önce şahlanan sonrasında ise iç oğlanların budaklandırdığı bu yolsuzluklar artık son nokta olmuş.

Padişahım çok yaşa diyenlerin az çok, çoğunlukla çok bu yolsuzlukları ise akıllara durgunluk veriyormuş.

Dönemin veziri bir gözü saltanatta tabi padişahın koltuğu sallanırsa be gelirmiyim derdinde bir yandan da yolsuzluğu önce şahlandıran sonrasında ise evire çevire budaklandıran bu zat insanların gözünün içine baka baka hamuduyla kese kese altınları yutmuş. Kulliye ye için verilen evrakı oğlunun düğününde kullanmış. Malzemelerini evinde özel içinde kullanmayı hiç çekinmeyen padişahını örnek alırsacına….

Tellalların kısık sesleriyle kimseye duyurmadan duyurdukları o dönemde yapılacak olan günümüz anket çalışmalarının benzeri için iş erbapları huzura istenmiş.

Bunu fırsat bilen vezir azam amman demiş. Bu fırsat kaçmazmış. İşin sonunda çil çil altınlar. Padişah ömrünü tamamlıyor. Fırsat bu fırsat demiş hemen nasıl göze girerim de padişahın makamını kaparım diye başlamış padişahın kirli çamaşırlarını sağ sola kimi zaman oğlu vasıtasıyla meclise kadar yollamaya tabi bunları yaparkende yükü tutmak için tüccarlığa soyunmuş.

Çoğunlukla son zamanlarda DİRİLİŞ dizindeki Dragos misali arka planda işler çevirerek kurmuş tüccarlığını amma velakin demişler ki bak senin bu iş fesat olur...Vezir düşünmüş taşınmış kendi adına kurduğu firmayı devretmiş birine ve gel zaman git zaman makam görevi geçicide olsa vezire verilmiş. Makamı iyice sahiplenmek adına kimlerin kapısına kırmızı halı döşememiş ki, seçerek yapıyormuş hizmetleri hemde sınır tanımadan taşları kaldırmadan kırmızı halı döşüyormuş.

Kimlere takla atmamış ki geçici aldığı makamı iyice garantilemek için tabi vezirin makama gelmesine yardım eden oğlu da sarayda azarlıyormuş çalışanları, Vezir iyiden iyi moda girmiş makam zevkli gelmeye başlamış vatandaşa bir hizmet yapıyormuş ki görmeyin gitsin. Halk padişahı unutmuş geçici vezir padişah olsun diye çabalamaya başlamış. Gel zaman git zaman padişah adayları belli olmaya başlamış. Arı gibi çalışan bir aday varmış hiçbir vezirin istemediği hatta dönemin padişahın bile o olmasın dediğin bir vezir imiş sonradan rütbe alarak gelmiş vezir olarak tabi padişah olmak görevi bu arı gibi çalışan ufak tefek karizmatik, ne yaptığı bilen , ala vere dala vere bilmeyen vezire verilmiş. Ancak diğer kuşaktan da bir aday varmış hem çetin bir aday. Bu çetin adayı alt etmek için kendine demediğini bırakmayan vezirlere sahip çıkmaya başlamış. Halk tabi bu durumu yanlış değerlendiriyormuş. Her yanlış değerlendiren de o karizmatik arı gibi çalışan geleceğin padişahının yanından uzaklaşıyormuş. 

Tabi geçici makamda padişahlık yapan o veizrde doğru durmuyormuş hanımı diğer kuşaktaki adayı kendi gibi alttan destekliyormuş. Hatta bazen Cuma namazı vakitlerine yakın dereler ile gelen kentin sularını kesiyormuş. Hatta bu vezir öyle ileri gidiyormuş ki neden o makamda oturduğunu unutup karlı havalarda halkın evlerinin önünü bile temizlemiyormuş. Gün geçiyor makamdan kalkma günü yavaş yavaş geliyormuş. Gün yaklaştıkça  ne yapacağını şaşırıyormuş. 

Ama bu devir lale devri. 14 yıllık padişahtan sonra haramın helal olduğu bir devirin devam eden bir kısmı Yani yeme devri. Hem hasekilerin yendiği, hem de çil çil altınların yendiği saray ahalisinin helali unuttuğu bir devirdir ya.

Sonunda bu geçici makamda oturan göz boyamak için yaptığı işlerde keyifle bekleyen geçici padişah yaptıklarının görülmemesi sağlamak için makam faytonunu şehrin en göbeğine çekip gösteriyormuş…

Tabi kağıt üstünde kurulan tüccarlık işini saklamaya çalışma çabasıymış. Kağıt üstünde yaptı görünüp o arzu ile beklenen altınlara da kavuşmuş. Makamdan önce giyimi kuşamı dahi iyi olmayan makama gelince çarığından giyimine kadar kalite olan hizmet edeceği kişileri SEÇEN bu geçici makam sahibi vezir sarayda huzursuzluk çıkarıp sarayda görev yapan ahaliyi bile ayaklandırıyormuş arı gibi çalışan o padişah adayı sizi gelince duman edecek diye… 

LALE DEVRİ BU hikaye biter mi bir başka hikayemizde görüşmek üzere kalın sağlıcakla….. Unutmadan söyleyelim ÖNCE ŞAHLANAN SONRA BUDAKLANIR.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Taşkın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket CT Haber Sitemizin Yeni Görünümünü Beğendiniz mi ?