STK ve Siyasetçiler'in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı

Tüm dünyada coşkuyla kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için şehrimizin sivil toplum kuruluşları ve siyasetçileri tarafından yayımlanan mesajları sizler için derledik.

Tüm dünyada coşkuyla kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için şehrimizin sivil toplum kuruluşları ve siyasetçileri tarafından yayımlanan mesajları sizler için derledik.

NEVŞEHİR(MHA) Cumhuriyet Halk Partisi Ürgüp İlçe Başkanı Fulya Gülşen Altınsoy, 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.  

Kadınların tüm zorlukları cesaretle ve birlikte aşabileceklerine dikkat çeken Altınsoy, “Kadınların istediği her şeyi başarabileceğine inanıyorum. Tüm zorlukları cesaret ile hep birlikte aşacağız. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun” dedi. 

NEVŞEHİR(MHA) Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları Başkanı Yıldız Gürbüz, 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Hamdolsun cenneti anaların ayakları altına seren yüce bir dine mensubuz” dedi.  

MHP Nevşehir Kadın Kolları Başkanı Gürbüz, “Yaratılmış bütün mahlukatı kutsiyet sıralamasına koysak şüphesiz kadınlarımız en başta gelir. Hamdolsun cenneti anaların ayakları altına seren yüce bir dine mensubuz. Ruhunu bu dinde eritmiş Türk milleti, en aziz bildiği toprağına Anadolu adını vermiştir. Savaşta evladını ve eşini şehadete gönderirken, 'Ya şehit ol ya gazi' diyebilen vefakar analarımızı, bacılarımızı asla unutmadık. Kara Fatmalar, Nene Hatunlar kadının gücünü, kadının içtimai hayattaki rolünü açıkça anlatmıyor mu” ifadelerini de yer verdi. 

NEVŞEHİR(MHA) Eğitim-İş Nevşehir Şube Başkanı İbrahim Demir, 8 Mart'ın, kapitalizme, sömürüye, gericiliğe,  baskı ve şiddete karşı duran dünya emekçi kadınların günü olduğunu belirtti.  

Demir, "8 Mart, 164 yıldır kadınların erkek egemen sisteme ve kadınları eve mahkûm eden anlayışa karşı kadınların birlik ve mücadele günüdür. Türkiye’de kadınlar, ev içinde emeği yok görülen, çalışma hayatında ayrımcılığa maruz kalan, toplumsal gericilikle kuşatılan, her gün cinayetlere kurban giden bu karanlık sistem içerisinde yurttaş olabilmenin mücadelesini vermektedir. Kadın sömürüsü elbette daha önce de vardı. Fakat bu sömürünün boyutu AKP iktidarı ile perçinleşmiş, kadın sadece evinde kalan ve itaat eden bir nesne olarak gösterilmiştir. Kadınların gülmesini ahlaksızlık sayan, en kutsal vazifeyi evinde eşine bakmakla eş değer gören AKP’nin gerici zihniyeti, kadınların sömürülmesinde ve katledilmesinde birinci dereceden sorumludur. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 66 kadın cinayetlere kurban gitmişken, ardan geçen 19 yılda katledilen kadın sayısı 8 bine dayanmıştır. 

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun yürürlüğe girdiği 2013 yılından 2020 Ocak ayı sonuna kadar 448 bin 409 kadın şiddete maruz kalırken,1 milyon 608 bin kadın ise koruma talebinde bulundu. AKP’nin kadına karşı şiddet ve cinayet sicili bu denli bozukken şimdi de İstanbul Sözleşmesini tartışmaya açmakta, kadının adından dahi rahatsız olan gerici ittifak ortaklarıyla kadınların daha fazla şiddete maruz kalmasına ve katledilmesine ön ayak olmaktadırlar. Kadınlar sadece aile içinde değil iş yerinde de sömürüye, adaletsizliğe ve ölümlere kurban gitmektedir. Sadece 2020 yılında adına kader dedikleri, fıtrat dedikleri sömürü düzeninde en az 150 kadın emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Ekonomik kriz en çok kadınları etkilemiş, Kadın istihdamı yüzde 10 civarında azalmıştır.10 milyondan fazla kadın ev işleri nedeniyle kendi ekonomik bağımsızlıklarından dışlanmış, pandemi sürecinde de çalışan kadınların sömürüsü hem ev işlerinde hem iş hayatında olmak üzere iki kat artmıştır. Kadınlar iş hayatında da sürekli ayrımcılığa maruz kalmış, aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar erkeklerden yüzde 31,4 daha az gelir elde etmiştir. Ücretlerde toplumsal cinsiyet eşitsizliği artarken, 2006 yılında yüzde 12 olan eşitsizlik 2020'de yüzde 20,7'ye yükselmiştir. Kısacası AKP iktidarında kadınlar çalışma hayatında daha fazla sömürülmüş, daha fazla baskıya maruz kalmıştır. Kadın-Erkek ayrımcılığının en kesin çözümü olan eğitim de ne yazık ki AKP iktidarında bu problemin kanıksatılma laboratuvarı yapılmıştır. Kız çocuklarının okuma oranı hala istenen seviyeye gelmemiştir. Bugün kız çocukları 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiş ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşanmıştır. TÜİK’in verilerine göre 15-19 yaşları arasında bulunan her dört kız çocuğundan biri ne okulda ne de işte bulunmaktadır. Bu oran erkek çocuklar arasında 10’da birdir. Eğitim-İş olarak vurguluyoruz: Kadın-erkek eşitliği, sadece kadınların sorunu değil, uygarlaşmada bir eşiktir. Kız çocuklarının okumalarına ayrıca önem veren, onları sosyal hayata katan, onlara dünya ülkelerinin birçoğundan önce seçme ve seçilme hakkı vererek eşit bireyler olduğunu ilan eden Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyete yakışmayan tabloyu değiştirmek, Cumhuriyet devrimlerini rotası kabul eden her yurttaşın görevidir. Cumhuriyet Devrimleri, kadın erkek eşitliğinin adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınların ülkemiz de ekonomik ve toplumsal olarak var olmasının adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınların köle olarak görülmesine karşı eşit bir birey ve yurttaş olmasının adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınları hor gören gerici zihniyete karşı laik yaşamın adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınlarımızın katledilmesine, sömürülmesine karşı adaletin ve demokrasinin adıdır. Sömürüye ve baskıya, İş cinayetlerinde katledilmeye, Cinsel şiddete ve ayrımcılığa, Gerici kuşatmalara karşı, Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Yaşasın Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyet Devrimlerimizin adı olan Kadınlarımız" ifadelerinde bulundu.  

NEVŞEHİR(MHA) Nevşehir Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Kemal Ay, dünya kadınlar günü mesajı yayınladı. 

Başkan Kemal Ay, “Kadın Cenabı Allah’ın bize emaneti. Can içinde can, ruh içinde ruhun bahşedildiği, nezaketin ve inceliğin öğretmeni annelerimiz onlar. Eşimiz, arkadaşımız, kızımız, ablamız, kardeşimiz olarak hayatımızın her noktasında önemli bir yerde bulunan kadınlarımız; bugünümüzün ve geleceğimizin en kıymetli değerlerimizdir. Türk toplumunda kadın baş tacıdır. Toplumun ve ailenin en önemli yapı taşıdır. Kadın; fedakârlığın, şefkatin, sabrın ve özverinin sembolüdür. Toplumumuzun yapısını güçlendiren, şekillendiren, aile birliğinin en önemli unsuru Türk kadını; daima özveri ve sevginin kaynağı olmuştur. Kurtuluş Savaşında vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan cefakâr kadınlarımızın, toplumsal hayatta hak ettiği yere gelmesi katılımcı, üretken ve eşit bireyler olarak toplumda kabul görmesi tüm toplumun sorumluluğundadır. 8 Mart tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. Bizler kadınlarımızı senenin sadece bir gününde değil, her gününde hatırlayarak, onlara gereken hassasiyeti göstermeliyiz. Bu vesileyle başımızın tacı kadınlarımıza saygılarımı sunuyor, 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum” dedi. 

NEVŞEHİR(MHA) İlim Yayma Cemiyeti Nevşehir Şube Başkanı Mustafa Özdemir, 08 Mart dünya kadınlar gününü kutladı.  

En başta Şehitlerimizin annelerinin kadınlar gününü kutladığını söyleyen Özdemir mesajında; “Dünya Kadınlar Günü; dünya kadınlarının emek ve dayanışmasının sembolüdür. Bu sembol kadınların özgürlük ve eşitlik içinde yaşaması, toplumda sosyal ve ekonomik alanda etkin bir rol üstlenmesi ve kadına gereken değerin verilmesi gerektiğini aksi halde gelişmiş bir toplum olabilmekten bahsedilemeyeceğini anlatır. Tarihin her döneminde eşi, ailesi, ülkesi ve milleti için her türlü fedakarlıkta bulunan ve ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesi üzerine çıkabilmesi için gereken her türlü rolü üstlenmekten çekinmeyen aziz Türk kadını, ülkemizde hak ettiği değeri her zaman görmüş ve bütün dünya kadınlarına örnek olmuştur. Bu vesileyle başta aziz şehit ve kahraman gazilerimizin değerli eş ve anneleri olmak üzere tüm kadınlarımızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" nü kutlar, hayatlarımıza kattıkları değerler için kendilerine teşekkürü bir borç bilir saygılarımı sunarım” dedi. 

NEVŞEHİR(MHA) Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Abdulgani Altınışık, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladı.  

Altınışık, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasının yıldönümüdür. Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında kadının yaratılış gayesi çerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal misyon, sosyal inşa ve geleceği ihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı açıkça görülmektedir. Kadınlar, toplumun temel taşı, direğidir.  

başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle bir defa daha kutluyoruz” dedi.  

NEVŞEHİR(MHA) Karapınar Belediye Başkanı Yasin Güneş, 8 Mart dünya kadınlar gününü kutladı.  

8 Mart Dünya Kadınlar günü ile ilgili bir kutlama mesajı yayınlayan Başkan Güneş, "Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde, Kadınların, dünyanın her tarafında yüzyıl önce olduğu gibi, bugün de eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin kadınların özelliklerine göre, yeniden düzenlenmesi gibi konular; yani kısaca, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için mücadeleleri devam etmektedir. Bütün insanlık olarak, duygu dünyamız ve iç alemimize bir göz atacak olduğumuzda, Kadınlarımızın, fiziksel olarak narin yaradılışlarının altında aslında, engin bir dayanıklılık, üretkenlik ve derinlik barındırdıklarını görmek, hiçte zor olmayacaktır. Bu özelliklerinden dolayı, insanlığın kalbi de, duygusu estetiği de kadınlarımız değil midir?. Aslında hayatın temel anlamı, hissettiklerimiz ve duygularımız değil midir?. Günlük hayatın koşuşturmacası sırasında, belki de hayatın gerçek anlamını ıskaladığımız zamanlarda , aslında hayatın temelinin sevgiden ibaret olduğunu bizlere hatırlatan analarımız, kızlarımız, eşlerimiz yani bütün kadınlarımız değil midir?. İnsanlar arasında var olan güzel hasletler ve özellikle de sevgi , aslında Yüce Yaradanın kendi özelliklerinin, insanlardaki minicik yansımaları değil midir?. Bu sevgi, kimi zaman bir eşin diğerine, kimi zaman bir ananın evladına, kimi zaman öğretmenin öğrencisine ve en önemlilerinden birisi de talep edilenin; kendisinden yardım bekleyenlere duyduğu sevgi ve şefkat olarak günlük hayatımızda yer bulmaktadır. İşte bu duygularla birbirimize ailemize, çevremize ve bütün insanlığa duyduğumuz sevginin hiç azalmaması dileğiyle, Dünyayı sevgi ile dolduran tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” diye konuştu.

NEVŞEHİR(MHA) Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Dilek Selvi, 8 Mart dünya kadınlar günü mesajında kadın cinayetlerine dikkat çekti.  

Selvi, "Kadın yaradılışı gereği analık vasfı ile toplumu oluşturan en önemli unsurdur. Kadın intihar ve cinayetleri, şiddet ve istismar vakaları bu memleketin en derin yarasıdır. Bu konuda en yüksek hassasiyeti göstermek hepimizin insanlık vazifesidir. Tek bir kadının bir insanın uğradığı zulmün karşısında ayağa kalkmak öncelikle inancımızın gereğidir. Kişinin biricik "hayatı" hiç kimsenin tekelinde değildir. Ve fiili duruma ceza, en üst seviyeden verilmelidir. Kadın bir yoldaştır, ağlatmayın!. Kadın bir ışıktır söndürmeyin!. Kadın bir umuttur yok etmeyin!. Kadın bir annedir öldürmeyin" dedi.  

NEVŞEHİR(MHA) Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen Nevşehir Şube Başkanı Mustafa Çiftci, "Dünyayı imar, toplumu ihya, kültürü ıslah eden, şefkat ve fedakârlıkları ile nesilleri eğiten, alın teri döküp üreten ilk öğretmenimiz annemiz, dayanıştığımız kardeşimiz, toplumun temeli olan kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyoruz" dedi. 

Kadının, hayat gerçeğinin temeli, toplumsal hayatın kurucu aktörü, çalışma hayatının ana karakteri, her faaliyetin paydaşı; varlığın manevi derinliği, kültürün taşıyıcı sütunu, öğütleriyle davranışların en belirleyici unsuru olduğunu belirten Çiftci, "Kültürümüzün nesillere aktarılması, geleneklerimizin öğretilmesi, hayatın hikmetli yanlarının ‘ana öğüdü’yle yaşatılması, kadınların etkin gücünün en büyük göstergesidir. Bizim tarihimizde kadınlar savaş dönemlerinde kahramanlaşarak nam salmış, kurdukları örgütlerle sivil hayata büyük değerler katmış, siyasette aldıkları görevlerle öncü olmuş, ticaretteki başarılarıyla model ortaya koymuş,  sanatta çığır açmış, hayatın her alanında büyük icraata imza atmış, atmaya da devam ediyorlar. Modern hayatın hakka ve ahlaka sığmayan dayatmalarının, sanayileşmeyle başlayan kapitalizmin sömürü çarklarının, sapkın bazı yönelişlerin her geçen gün değerlerimizi dejenere etmesinin en büyük bedelini kadınlar ödemektedir. Kapitalizmin istismarıyla bir pazarlama nesnesine dönüştürülmeye çalışılan kadın kimliğinin ‘özgürlük’, ‘bağımsızlık’ gibi kavramlarla bezenerek yutturulmaya çalışılmasına karşı hepimiz teyakkuza geçmeli, örgütlü gücümüzle mücadele etmeliyiz. Kadını ve erkeği yaradılışın fıtri doğasını inkâra kışkırtan şeytani ideolojiler, insanlığı ifsada ve helake sürüklemektedir. İnsanlığı yok etmeye odaklanmış sapkınlık, kadına da erkeğe de saygılı değildir. Gelinen aşamada cinsiyetsizleştirmeye varan tezviratın kadın erkek eşitliği veya özgürlüğü söyleminin hiçbir inandırıcılığı, hatta kadınlar için, kadınlar günü için söyleyecek bir sözü kalmamıştır. 

İnancının gereğini yerine getirmeye çalışan kadınların varlığı görmezden gelinmiştir. Onlar bir hak talep edemez, hatta sırf farklı tercihlerinden dolayı hakları gasbedilebilir görülmüştür. 28 Şubat’ta kılık ve kıyafetinden dolayı binlerce çalışan kadına, kız öğrencilere yapılan zulümlere sessiz ve tepkisiz kalınmasının sebebi budur. Yine dünyanın birçok yerinde terör ve savaş mağduru olan, vatanından sürülen, göçmen duruma düşen, öldürülen, tutuklanan veya zindanlarda taciz ve tecavüze, soykırıma uğrayan kadınların, bu çarpık zihniyet tarafından çağdaş yaşama biçimine uymadıkları gerekçesiyle hakları hatta varlıkları yok sayılmıştır. 

Denedikleri binbir oyun ve saldırılarla bir türlü dize getiremedikleri milletimizin kişilik ve kültürü, kadının kimliği üzerinden yapılan operasyonlarla bozulmak istenmektedir. Çünkü kadın, dünden bugüne, bugünden yarına duygu, bilgi, beceri, ahlak, maneviyat akışının canlı değeridir. Aileyi, toplumu yozlaştırmak suretiyle bizi bozguna uğratmak isteyenler, bu değeri aşındırmaya çalışmaktadır. Sözde ‘kadın hakları’ söylemi, dünyanın her yerinde kadim ahlaki düzenleri sarsmak, köklü toplum yapılarını yozlaştırmak için bir istismar malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Bu kişilerin kültürden, ahlaktan, aileden, inançtan, millet ve milliyetten, medeniyet ve kültürden yana hiçbir kaygıları yoktur. Daha çok sorumsuz, savruk ve tüketicidirler. Değişen insan ve toplum anlayışından ekonomik mecburiyetlere kadar yaşanan yeni durumların, iş hayatından toplum düzenine kadar birçok düzenlemeyi kaçınılmaz kıldığı da bir gerçektir. Tam da bu noktada modernleşme sürecinde Batı’nın düştüğü trajik hataya düşmeden kendi tarih ve kültür birikimimizin ışığında ve çağımızın mecburiyet ve deneyimleriyle kadınların daha güçlü kılınması için ev, aile ve çalışma düzeni daha sağlam tanzim edilmelidir. Bunun için yeni hak, destek ve programlarla, kadın ve aile lehine yapılan düzenlemelerin alan ve içerikleri genişletilmelidir. Kadını mağdur etmeye dönük tüm ideolojik kurgulara rağmen içine doğduğumuz kültür ve anlam dünyasında ‘kadının saygınlığı, kadına saygıyla başlar’ anlayışı esastır. Eğitim-Bir-Sen olarak, insan ve medeniyet değerlerini muhafaza edip yüceltecek toplumun, ancak sağlam aile yapısı ve güçlü kadınla mümkün olacağına inanıyor; Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların sorunlarının çözümü için yeni bir başlangıç ve imkân olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.  

08 Mar 2021 - 13:07 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler CT Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı CT Haber değil haberi geçen ajanstır.



Nevşehir'in Marka İşletmeleri

CT Haber, Nevşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (384) 213 50 40
Reklam bilgi


Anket Korona Virüsü Psikolojinizi Bozdu mu ?