Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2) "Gezi'yi övenler, gizli veya açık PKK'yı da över, FETÖ'ye de destek verir" "Gezi, Türkiye'yi kalkındıracak, ileriye taşıyacak ne kadar iş ne kadar proje ne kadar gayret varsa hepsinin karşısına dikilmenin adıdır" "Buğday üretimimiz tüketimimizi fazlasıyla karşıladığı halde buğdayı niye ithal ediyor olabiliriz? Un, makarna, bisküvi, irmik, bulgur gibi mamul maddelere dönüştürüp dışarıya satmak için ithal ediyoruz. Buna ne denir? 'İhraca dayalı ithal

Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gezi'yi övenler, gizli veya açık PKK'yı da över FETÖ'ye de destek verir." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen 48. Muhtarlar Toplantısı'nda, Adana, Adıyaman, Ağrı, Aydın, Bartın, Bingöl, Bitlis, Çanakkale, Denizli, Edirne, Elazığ, Giresun, Isparta, İzmir, Kars, Kırklareli, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Rize, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Tunceli ve Van'dan gelen muhtarlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne diyor Bay Kemal? 'Bunların hepsi akademisyen, sabah evine gideceğinize, davet etseydiniz onlar zaten gelirdi.' Senin işte o 'beyefendi' dediklerinden bir tanesi de yine bir köşe yazarıydı. 5 yıl 10 aya mahkum oldu. Fakat cezaevine göndermedi onu yargı. Tutuksuz devamını sağladı. Peki ne yaptı? Kaçıp Almanya'ya gitti. Şimdi Almanya'da bu zat. Almanya'da Türkiye'nin aleyhinde her türlü kampanyayı yapıyor. Almanya'nın bir önceki Cumhurbaşkanı tarafından el bebek gül bebek her türlü ödüllendirmeye tabii tutuluyor. Şu anda da oradaki kampanyaları o idare ediyor." diye konuştu.

"Bay Kemal sen bunu görmüyor musun?" diye soran Erdoğan şöyle devam etti:

"Bu adam mahkum edilmiş bir adam. Mahkum edilmiş bir adamı yargı boş bulundu, serbest bıraktı. O da kaçıp Almanya'ya gitti. Müslüman, bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz. Bunu herkes böyle bilsin. Demokraside, ekonomide ve siyasette, bölgesinde ve dünyada bir üst lige çıkan Türkiye'ye diz çöktürme, milletimizi tabiri caizse yola getirme, ülkemizi teslim alma projesinin elemanları hala dayanışma içindeler. Dikkat ediniz, Geziyi övenler, bunlar değil miydi? Cam, çerçeve her tarafı yakıp yıkanlar bunlar değil miydi? Devletin otobüslerini yakıp yıkanlar bunlar değil miydi? Vatandaşın, esnafın dükkanlarını yakıp yıkanlar bunlar değil miydi? Bunlara biz hoşgörüyle mi bakacağız? Bunlara eyvallah mı edeceğiz. Neymiş, orada ağaçlar sökülmüş. Türkiye'nin tarihinde bizim gibi fidan, ağaç dikme noktasında yarışa girecek hiçbir siyasi parti bugüne kadar olmamıştır."

- "Gezi'yi övenler, PKK'yı da över, FETÖ'ye de destek verir"

Başbakanlığında ve belediye başkanlığında fidanlar diktiklerini hatırlatan Erdoğan, "Gezi'yi övenler, gizli veya açık, PKK'yı da över FETÖ'ye de destek verir." ifadelerini kullandı.

Gezi'yi yüceltenlerin, esnafın malını mülkünü yağmalayanların, milletin kutsallarına saldıranları da baş tacı ettiğini belirten Erdoğan, "Bizzat yaşayarak gördük ki Gezi, Türkiye'yi kalkındıracak, ileriye taşıyacak ne kadar iş, ne kadar proje, ne kadar gayret varsa hepsinin karşısına dikilmenin adıdır. Bunları destekleyenler aynı zamanda Suriye'de ve Irak'ta tezgahlanan oyunların da en önde gelen savunucularıdır." yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aynı kesimlerin, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığına yönelik her tehdide malzeme taşımak, borazanlık etmek, taşeronluk yapmak konusunda yarıştığını görürsünüz. Adı ister akademisyen ister gazeteci ister siyasetçi ister iş adamı ister sivil toplum kuruluşu yöneticisi olsun hiç fark etmez. Bunların hepsinin girdileri aynı yerden gelir, çıktıları da aynı yere gider. Sinsilikte, yalanda, iftirada, provokasyonda, alçaklıkta sınır tanımayan bu tipler, zahirde demokrasiyi, özgürlükleri hatta sol jargonu ağızlarından düşürmezler ama hepsi de zihniyet olarak tam manasıyla birer faşisttir. Bunların bir başka ortak özelliği de değerleriyle tarihiyle kültürüyle kılığıyla kıyafetiyle milletimizin adeta yeminli düşmanı olmalarıdır. Bazen kendilerini tutamayıp, bu düşmanlıklarını kimi zaman muhtar benzetmesiyle kimi zaman bidon kafalı, makarnacı, göbeğini kaşıyan adam bühtanlarıyla ortaya sererler. Bunları kimlerin söylediğini biliyorsunuz değil mi?"

- "Kendini yenilemek zorunda kalacağına inanıyorum"

Bu isimlerin "Okuma yazma bilmeyenle benim durumum aynı olabilir mi? Ben nasıl olur da onlarla bir tutulurum? Onun oyu da bir benim oyum da bir olur mu böyle bir şey?" diyecek kadar ileri gittiğini ifade eden Erdoğan, milletin bu zihniyete gereken dersi her zaman verdiğini söyledi.

Muhtarlarla ilk buluşmasının aşağılandığını hatırlatan Erdoğan, milletten tepki alınca aynı yola çıktıklarını ama her konuda olduğu gibi bu hususta da nefeslerinin erken kesildiğini, eleştirenlerin bir daha muhtarlarla bir araya gelemediklerini kaydetti.

Terör örgütüne yönelik operasyonlara karşı çıkanların, şehit yakınlarını, gazileri istismar etmekten de geri durmadığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Utanmadan sıkılmadan 'Gazilerin yanında biz varız' diyor. Sen, hangi gazimizin yanındasın? Şöyle geçerken uğradığın bir gazinin yanında olmak, gazilerin yanında olmak değildir. Şehidimizin yakınına da gazilerimizin yakınına da bizler devlet olarak görevimizi bir hakkın yerine getirerek yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. İşte böyle bir çarpık muhalefet anlayışına sahip olmak ülkemizin en büyük kaybıdır. Dünyadaki ve Türkiye'deki değişim öylesine güçlü ve köklü ki önümüzdeki dönemde bu anlayışında ne kadar direnirse dirensin kendini yenilemek zorunda kalacağına inanıyorum."

- "Buna, 'ihraca dayalı ithal' denir Bay Kemal"

Muhalefetin bir başka kötü özelliğinin fırsatçılığı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Kendileri, hiçbir iş yapmadıkları, ülkenin ve milletin hayrına hiçbir proje geliştirmedikleri, tuğla üstüne tuğla koymadıkları halde sürekli iktidara gelmeyi beklerler. Bunun için de hep iktidarın ayağının kaymasını, ülkenin yere kapaklanmasını, kriz çıkmasını, kaos oluşmasını temenni ederler." dedi.

Yaz aylarında faiz, kur, enflasyon üçgeninden kaynaklanan birtakım sıkıntılar yaşandığını, bunların hemen ellerini ovuşturmaya başladıklarını aktaran Erdoğan, bu sıkıntıların çözümü için kayda değer hiçbir fikir ürettikleri, teklif getirdiklerinin vaki olmadığını söyledi.

"Reçete" diye söyledikleri sözlerin ekonomik, politik ve ticari hiçbir değeri olmadığını ifade eden Erdoğan, ekonomi yeniden toparlanmaya başlayınca meseleyi başka taraflara çekmeye başladıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Neymiş, Türkiye, buğday ithal ediyormuş. Dürüst ol, artık bıktık senin bu yalanlarından, dürüst ol. Bunu duyan da milletin buğday ve un yokluğundan fırınların önünde kuyruk olduğunu sanacak. Halbuki Türkiye, yılda ortalama 21 milyon ton buğday üreten, 19 milyon ton da buğday tüketen bir ülke. Ne kadar fark var? 2 milyon ton fark var. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Buğday ithalatımız yok mu, var. Hem de oldukça yüksek miktarda var. Buğday üretimimiz tüketimimizi fazlasıyla karşıladığına göre biz bu buğdayı niye ithal ediyor olabiliriz? Un, makarna, bisküvi, irmik, bulgur gibi mamul maddelere dönüştürüp dışarıya satmak üzere ithal ediyoruz. Buna ne denir? 'İhraca dayalı ithal' denir Bay Kemal. İhracat yapıyoruz. Bunun için de bu tür ithal gerekiyor. Bundan dolayı yapılıyor. Yoksa bizim ürettiğimiz hamdolsun tükettiğimizi rahatlıkla karşılıyor."

- "Yaklaşık 8,5 milyar dolarlık bir karımız söz konusu"

Son 10 yıla bakıldığında değeri yaklaşık 12,5 milyar doları bulan 41,5 milyon ton buğday ithalatına karşılık değeri 21 milyar dolara yaklaşan, yaklaşık 49 milyon ton buğday karşılığı ihracat gerçekleştirildiğini bildiren Erdoğan, "Rakam ortada. Yaklaşık 8,5 milyar dolarlık bir karımız söz konusu ama anlamaz bunlardan Bay Kemal." diye konuştu.

Bu yıl olumsuz hava şartları sebebiyle buğday üretiminde ve kalitesinde bir düşüşün söz konusu olduğunu dile getiren Erdoğan, aslında tüketimi karşılayabilecek bir üretimin yine olduğunu vurguladı.

Buna rağmen özellikle ekmeklik kaliteli buğdayda ve arpada spekülatif dalgalanmaların önüne geçmek amacıyla bir miktar hububat ithalatı için Toprak Mahsulleri Ofisine yetki verildiğini anlatan Erdoğan, "Sebebi ve miktarı ortada olmasına rağmen, bu durumu Türkiye'yi zayıf göstermek için kullanmaya kalkmanın adı muhalefet değil, iş bilmezliktir, fırsatçılıktır. Güya yaz aylarında yaşanan sıkıntıların büyüdüğünü ima ederek milletimizin moralini bozacak ve seçim iklimini zehirleyecek." dedi.

- "Star rafinerisi, petrol ürünleri ithalatında 1,5 milyar dolar tasarruf sağlayacak"

Türkiye'nin ekonomide en sert dalgalanmaların yaşandığı dönemde enerji ve ulaştırma alanlarında dünya çapında 3 büyük projeyle küresel gündemde yerini aldığına dikkati çeken Erdoğan, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile açılışı yapılan Star rafinerisinin petrol ürünleri ithalatında 1,5 milyar dolar tasarruf sağlayacağını bildirdi.

Erdoğan, "Bay Kemal, haberin olsun. Bak sen bunları da bilmiyorsun. Bunları bir takip et." önerisinde bulundu.

İstanbul Havalimanı'nın açılışını yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "İnanın bundan da rahatsız. Ama gün ola harman ola, o havalimanına inecek. Oradan yolculuklar edecek. Nasıl yapacaksın şimdi?" diye konuştu.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Ezanla işi yok ki... Bunların dedeleri zaten ezanın Türkçeleşmesini isteyenlerdendi. Ezan evrenseldir. Allahuekber evrenseldir. Türkiye'de de Allahuekber, Malezya'da da Allahuekber, Arabistan'da da Allahuekber, dünyanın neresine gidersen git, Allahuekber duyduğun zaman ne anlarsın, demek ki namaz vakti girdi, bunu anlarsın."

(Sürecek)

21 Kasım 2018 Nevşehir- Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi

Anket CT Haber Sitemizin Yeni Görünümünü Beğendiniz mi ?