"Yargımız Hep Sınıfta Kaldı"

Her hafta çarşamba günü 18.30’da CT Haber TV ekranlarında yayınlanan “Kapadokya’da Yaşam” Programına bu hafta Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanı Ali Aydın konuk oldu.

Büyütmek için resme tıklayın

Her hafta çarşamba günü 18.30’da CT Haber TV ekranlarında yayınlanan “Kapadokya’da Yaşam” Programına bu hafta Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanı Ali Aydın konuk oldu.

Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanı Ali Aydın, sunucu Zeliha Merve Kalkan’ın “ Türkiye’de Adalet sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna “bu bizim temel yaramız” dedi.

Başkan Aydın; “Aslında Türkiye’deki adalet sorunu yeni bir sorun değil, hatta bize Osmanlı’dan tevarüs eden bir sorun, Türkiye tarihinde maalesef hiçbir zaman adaletin altın çağı diye bir dönem yaşanmadı aslında. Genele baktığımızda adalet konusunda maalesef bizim yargımız, hukukçularımız hep sınıfta kaldılar, dünyanın gerisinde kaldılar. Çok uzağa gitmeyelim, Cumhuriyet kuruldu hemen ne oldu biz istiklal mahkemeleriyle karşı karşıya kaldık. Hemen arkasından bu ülkenin Başbakanını idam eden, dışişleri Bakanını idam eden bir Yassı Ada yargılamalarıyla karşı karşıya kaldık. Hemen arkasından 71 muhtırası geldi, yargı mensupları gitti askerlere selam durdu neyi emrediyorsunuz dediler. 62 anayasasında yargıçlar hukukçular gittiler nasıl bir Anayasa istiyorsunuz diyerek darbecilerden fikir aldılar, aynı şey 12 Eylül’de yapıldı. 72 yılında bu ülke talihsiz idamlar yaşadı. Arkasından 12 Eylül geldi büyük sıkıntılar ve zulümler yaşandı.  Bakın bugün Türkiye’nin üzerine gidemediği hala çözemediği sorunların bir tanesi olan bölücülük ve terör meselesi 12 Eylül’ün hapishanelerinden kaynaklandı, oradaki insanlık dışı uygulamalardan kaynaklandı. Arkasından 28 Şubat süreçlerini yaşadık, şimdi de bir FETÖ belasıyla karşı karşıya kaldık. Yine yargımız maalesef çok kötü bir sınav veriyor.

Ben bir hukukçu olarak şuna inanıyorum, bir adalet iki özgürlük, adalet benim özgürlüğümü teminat altına alması gereken bir mekanizma. Dolayısıyla adaletin olmadığı bir yerde kalkınma yoktur, huzur yoktur, beraber yaşama yoktur. Bir yerde adalet yoksa, hukuk düzeni yoksa bırakın büyük işletmeler vesaire açmayı bir mahalle bakkalı bile açmazsınız. Niye yarın başınıza bir şey geldiğinde sizi koruyacak bir mekanizma yok. Eğer sizde yargıya güven tarihinde olmadığı kadar düşmüşse bunu bizim konuşmamız lazım.

Şu an Türkiye’de elbette en çok canımızı ekonomi yakabilir ama bunun temelinde de bir adaletsizlik var. Türkiye’de 9,5 milyarlık vergi borcu silindi. Yüzbinlerce belki milyonlarca çiftçi ailesi, geçimini buradan temin eden insanların tarım kredi kooperatiflerine olan toplam borcu 8 milyar lira, yani milyonlarca insanın elektrik trafosu kesilmiş, ekim yapamıyor, traktörü haciz edilmiş, bankaya bir sürü borcu var, tarım kredi kooperatifinde kredi var, gübre alamıyor, icralık borcu olduğu için ilaç alamıyor, gıda ürünü üretmesi gereken çiftçileri destekleyeceğinize yandaş müteahhitleri destekliyorsunuz. Dolayısıyla böyle bir ülkede gelir adaletinin olmadığı, gelirin adil paylaşılmadığı, toplumsal yaşamın, insan huzurunun ve mutluluğunun temeli adil bir sosyal düzenin oluşturulmasıdır. Eğer biz bu düzeni oluşturamazsak ne kadar gayret edersek edelim, bunlar birilerine hep peşkeş çekilecek, adalet olmadığı için halk fakirliğe devam edecek. Gariban bir insan asgari ücretle bir ay geçinmeye çalışırken birileri çıkacak o 5.500 lirayı bir yemekte yiyip kalkacak. Buradan ne huzur çıkar ne mutluluk çıkar ne de bir sosyal düzen çıkar. Bizim gerçekten adaleti hava, su, gıda kadar önemsememiz lazım. Bunun gerçekleşmesi içinde el birliğiyle çalışmamız gerekiyor.

Tabi ki Türkiye’de adalet mekanizmasının da kendi içerisinde sorunları var. Bizde bir kere hukukçu kalitemiz çok düşük. Türkiye’de açılma izni olan 146 tane hukuk fakültesi var, ihtiyacımızın çok çok üzerinde, bunlar hoca ve bina bulamadıkları için 91 tanesi faaliyette, 45 tanesi de hoca ve bina bulduğu zaman faaliyete geçecek. Dünyanın en modern adalet saraylarını yapmışız ama adaleti bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Eğitim kalitesi yok, insan kalitesi yok, hukukçudan ziyade teknisyen yetiştiriyoruz. Ben neyi yaparsam vatandaşın adalet ihtiyacını daha çok karşılarımdan ziyade kanunu olaya uygulamaktan öteye geçmeyen çoğunlukla da adaleti saptıran mekanizmalar, çok büyük mağduriyetlerle karşı karşıyayız. Bu yüzden adalet bizim çok büyük bir sorunumuz.

Günümüzde ve 15 Temmuz sonrası yaşanan süreçte maalesef hükümet, yargıya doğrudan müdahale etti, baskı yaptı. Yani beğenilmeyen kararları veren hâkimi başka yerlere gönderdi halen de devam ediyor. Bıktırıcı, bezdirici, dışlayıcı muameleler yaptığınız zaman bu adaletin gerçekleşmesi mümkün olmayacak.

Türkiye’nin en temel sorunu yargı, yargının en temel sorunu da yargı bağımsızlığıdır. Maalesef hükümet çok nobran bir şekilde yargıya müdahale ediyor, hoşuna gitmeyen kararları veren hakimleri terörist ilan ediyor, disiplin soruşturması bile yapılmadan kötü muamele ve ayrımcılık yapılması konusunda başta Hakimler Savılar kurulu olmak üzere bu mekanizmaları zorluyor. İnşallah biz özelde hazırladığımız adalet modeliyle birlikte gerçek çoğulcu bir bağımsız üst kurul oluşturmak istiyoruz. Biz doğru bir yargı politikası, doğru bir yargı mekanizması kurmadıkça adaleti, yargı bağımsızlığını sağlayamayız.

Sunucu Kalkan; “Son zamanlarda Dijital Mecralar adeta mahkemeye dönüştü ve bazı sorunlar sosyal medyada gündem olduktan sonra sonucuna varılabiliyor bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Başkan Aydın;” Bakın bu çok tehlikeli bir şey, insanlar hakkını savunabilmek için sosyal medya mecralarına mahkûm ediliyorsa adliye iyi işlemiyordur, bu çok temel bir sorun. Haksız da olsa sosyal medya mecralarını ele geçirip de kendi lehlerine kamuoyu oluşturup ve bunun üzerine hâkim savcıyı baskılamaya çalışan etkilere açık olması da ikinci bir vahamettir. Burada hâkim, hukuka ve vicdana uygun karar vermekten ziyade hâkim baskı altında kaldığı için sosyal medyadan gelen baskılar üzerinden olayı değerlendiriyor. Yanlış kararlar neticesinde bu kararların etkin denetim mekanizması olmuyor kamuoyunda infial uyandıran neticeler meydana çıkınca da hâkim ve savcılar kurulu o hâkimi görevden başka yere göndermek suretiyle hâkimin üzerinde üçüncü bir baskı oluşturuyor. Hâkim olaya hukuka ve bu ikisinin gerektirmiş olduğu toplumsal vicdani kanaate göre karar verecek. Bunu engelleyen her türlü girişim hukuku adaleti saptırır, bizim buna hem medya olarak hem vatandaş olarak, hem hukukçular olarak hem de devlet sistemi olarak ciddi manada karşı durmamız ve gerekli tedbirleri almak zorundayız” dedi.

25 Ağu 2022 - 12:17 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Cesur ve Tarafsız Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Cesur ve Tarafsız Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Cesur ve Tarafsız Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Cesur ve Tarafsız Haber değil haberi geçen ajanstır.


Kapadokya'nın Marka İşletmeleri

Kapadokya Bölgesindeki Marka İşletmeler Burada

+90 (384) 213 50 40
Reklam bilgi


Anket NEVŞEHİR'İN BELDELERİ ARASINDA EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANLARI SİZCE KİM?