Vekil Sarıaslan TBMM Genel Kurulunda Konuştu

CHP Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan, 18 Mayıs tarihli TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye ekonomisini eleştirerek çözüm önerilerini sundu. 

CHP Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıaslan, 18 Mayıs tarihli TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye ekonomisini eleştirerek çözüm önerilerini sundu. 

Ülkenin  ekonomisini sert bir dille eleştiren Milletvekili Faruk Sarıaslan, "Bugün sizlere Türkiye'nin ekonomisinin ne kadar kötü olduğunu, vatandaşın nasıl yoksullaştığını, gelir dağılımının nasıl bozulduğunu; ekonomide üreten, adaletli paylaşan değil, tüketim ekonomisi içerisinde nasıl çırpınıp durduğumuzu anlatmayacağım." diyerek, Bunları her ne kadar reddetmeye kalksanız da AKP sıralarındaki milletvekillerinin tamamının bildiği kanaatindeyim.

Bugün dünyada ve ülkemizde, 1923-1938 yılları arasında olduğu gibi, devletin rolü yeniden dikkate alınarak yeni bir ekonomik model -21'inci yüzyılın ekonomik modeli- oluşturulmalıdır. Yeni model de hane halkının müşterekleri ve piyasaları destekleyen ekonomik bir model olarak görülmelidir. Bu model, öncelikle kamusal eğitimden sağlık hizmetlerine, yollardan sokakların aydınlatılmasına, çeşitli kamu mallarının sadece parası olanlara değil, herkese tedarik edilerek bir toplumun ortaya çıkmasına ve ekonominin gelişmesine olanak tanınmalıdır.

İkincisi: Aileleri güçlendiren annelik ve ebeveynlik izinleri, erken yaşta verilecek eğitimlere yapılan yatırımlar ve yaşlı insanlara yönelik bakım hizmetleri gibi önlemlerle hane halkının insanlarının bakımını sağlama konusunda oynadığı roller desteklenmelidir.

Üçüncü olarak müştereklerin iş birliğini, potansiyelini gözler önüne seren ve onları saldırıdan koruyan yasa ve kurumlarla müştereklerin dinamizmi açığa çıkarılmalıdır.

Dördüncüsü: Pazarı herkesin refahını gözeten, zehirli atıkların yasaklanmasından, şeffaf olmayan ticaretin engellenmesine, biyoçeşitliliğin korunmasından işçi haklarının gözetilmesine uzanan kurum ve düzenlemeler acilen gündeme getirilmelidir." diyerek daha konuşmasının başından Kurulda tansiyonu yükseltti.

"Devlet tüm iyi yardımcı aktörler gibi sahnenin ortasına çıkmalı, bu ekonomik modelde yerini almalıdır. İnsanlarımızın acil ihtiyaçlarından olan ve vazgeçemeyeceği millî ve yerli tarıma, gıda sektörüne dayalı; çatışmadan, doğayla barışık, kendi tohumunu üretecek, insanlara daha ucuz, daha kaliteli ürünler sunacak modellere geçilmelidir." diyen Vekil Sarıaslan, bu modelin üretenin de, tüketenin de kazandığı, aracı ve tefecilerin ortadan kaldırıldığı bir model olması gerektiğini söyledi.

Meclis Başkanına ve milletvekillerine seslenen Vekil Sarıaslan, "Bu modelin gerçekleşmesi için öncelikli koşullardan bir tanesi, bilimin ve aklın ışığında sorgulayan, soran, aklını din simsarlarına kiraya vermeyen, bilgi ve birikimini ülkenin hizmetine sunan genç nesillere ihtiyaç vardır. İkinci esas önemli koşullardan bir tanesi ise, hukukun üstün kılındığı, adalet duygusunun her bir bireye yerleştiği, insanların "Benim etkin yerlerde adamın var." dediği değil, "Türkiye'de haksızlığa uğradığımda, sadece adalet dağıtan Allah'a ve millete hesap veririm." diyen "Hukuktan başka kimseden talimat almam." diyen hâkimlere ve hukukçulara ihtiyaç vardır.

Sayın milletvekilleri, esas önemli olanlardan bir tanesi de eylem ve işlemlerinde, hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlayan bir devlete ihtiyaç vardır. Bugün, üzülerek söylüyorum ki Türkiye Cumhuriyeti devleti hukuk devletinden ayrılmış, tek adam rejimine kaymıştır. Onun için de hiçbir sorun çözülememekte, çözüm de üretilememektedir." ifadelerinde bulundu.

Sarıaslan sözlerine ünlü Türk düşünür Yusuf Has Hacip'ten yaptığı alıntı ile son vermek istediğini belirterek, "Sözlerime Batı'dan, Batılı düşünürlerden örnek vererek son vermek istemiyorum çünkü Batı'dan örnek verdiğimde milliyetçi muhafazakâr kesimde dış güçler hastalığı yeniden depreşebilir; onun için, ünlü Türk düşünür Yusuf Has Hacip'in 1050 yılında yazılmış Kutadgu Bilig adlı eserinden alıntı yaparak sözlerime son vermek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, bir toplumun ileriye gitmesi için, bir devletin başarılı olabilmesi için, bir devletin güçlü olabilmesi, halkının refah içerisinde yaşayabilmesi için öncelikle adalete ihtiyaç vardır. Türk devletlerinin geçmişine baktığınızda, ne zaman ki adalete sarılmış o zaman başarılı olmuşlardır. O zamanın aydınlarını, düşünürlerini dinlemişlerdir. Size şimdi Kutadgu Bilig'den bir alıntı yaparak sözlerime son vermek istiyorum. Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserinde diyor ki: "Adalete istinat eden kanun bu göğün direğidir; kanun bozulursa gök yerinde durmaz. Kanun su gibidir; zulüm ise ateş gibi her şeyi mahveder." Ülkeyi yakıyorsunuz, mahvediyorsunuz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum." dedi.

19 May 2022 - 09:31 - Siyaset