- 25 Nisan 2019

Kapadokya Felsefe ve Sosyal Bilimler Kongresi Başladı

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Kapadokya Felsefe ve Sosyal Bilimler Kongresi başladı.

mask

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Kapadokya Felsefe ve Sosyal Bilimler Kongresi başladı.

NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezinde başlayan ve 25-26-27 Nisan 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek  olan kongrenin açılışına NEVÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ertan Özensel ve Prof. Dr. Erdoğan Çiçek  Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Meydan Genel Sekreter Nihat Çavuşoğlu NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Faruk Manav Kapadokya Üniversitesi Eğitim Planlama ve Yürütme Kurulu Başkanı Öğr. Gör. Ayfer Coşkun Macaristan Hindistan Kırgızistan Kazakistan Bulgaristan Azerbaycan İran ve yurt içinden akademisyenler ile öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını  1. Uluslararası Kapadokya Felsefe ve Sosyal Bilimler Kongresi düzenleme kurulu başkanlarından Dr. Öğr. Üyesi Faruk Manav yaptı.  Manav Yaşadığımız çağ veya içerisinde bulunduğumuz dünyanın koşulları göz önünde alındığında insani meseleler bir hayli önem kazanmaktadır. Özellikle değerler ve iletişim insanlar arasındaki çeşitli sıkıntılar da bunlar arasında yer almakta. Aslında tartışmaya değer bir tarafı olmasının yanı sıra bunların bir problem olmalarından dolayı çözüm önerileri sunmak adına felsefi düzlemde yapılacak tartışmaların oldukça önemli olduğuna dikkat çekmek istedik.  Felsefe denen disiplin bilgeliğin peşinde koşmayı amaç edilen bir disiplindir. Ama bu bilgeliğin peşinde koşmak denen şey kuru söylemlerden ya da belli ifadelerden oluşan bir disiplin anlamına gelmemektedir. Felsefe bizzat yaşamın içerisinde olan bir yapıya yaşama dokunan bir özelliğe sahiptir. Bu da felsefenin aslında diğer tüm disiplinler arasında en önemli pozisyona gelmesini sağlayan en önemli özellik olarak görülebilir. İşte bu nedenle bu insani meseleleri varoluş meselesi iletişim meselesi ve bilim alanındaki sorunlara parmak basmak ve bu sorunlara çözüm önerileri üretebilmek adına böyle bir kongreyi düzenlemeyi kendimize amaç edindik.

Bu nedenle burada sadece felsefeyi değil  sosyoloji psikoloji tarih coğrafya ve eğitim gibi diğer disiplinleri de içerisine katarak insanlara üçüncül bir bakış açısını nasıl sunabileceğimizi de görmek istedik. Eğer bu amacımızda hedefimize ulaşırsak yani sorunlara güzel çözümler sorunlara güzel yaklaşımlar sergilenirse kongremizde amacımıza ulaşmış olacağız. Kongremizin ana temasının İnsanı Anlamak olması da buradan gelmektedir. Kongremizin ilk olmasına rağmen dünyanın değişik ülkelerinden geniş bir katılım olması bizi ayrıca mutlu etti. Bu vesileyle siz değerli katılımcılara bir kez daha teşekkür ediyor kongremizin hayırlı olmasını diliyorum diye konuştu.

Açılışta konuşan NEVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ertan Özensel ise İnsan temasının yer aldığı bir kongrede Neler söylenebilir dersek  pek çok şey söylenebilir. Malum insanoğlu birkaç asırdır bilimsel ve teknolojik alanlarda önemli başarılar elde etti. Özellikle bilim sağlık iletişim uzay ve endüstriyel alanlardaki gelişmelere baktığımızda çağdaş dünyanın hangi aşamaya geldiğini görmekteyiz. Belki de bugün bütün dünyada hemen hemen herkesin her gün söz ettiği en önemli problemlerin başında ekonomik problemler gelmesine rağmen bu gelişmelerin temelinde malum dünyadaki ekonomik gelişmelerin var olduğunu görüyoruz. Buna bir kaç rakam vermek gerekirse dünya ekonomisi 1950li yıllarda 4 trilyon dolar 1995te 20 trilyon dolar 1999da 30 trilyon dolar iken 2017de 80 trilyon dolara ulaşmıştır. 2020lerde bu rakamın 100 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir. Maddi anlamda yaşanan bu gelişmelere rağmen maalesef çağdaş medeniyetin verileri açlık yoksulluk sömürü savaş şiddet nefret farklılıklara tahammülsüzlük ve sosyal-ekonomik sorunlar olmuştur.

Diğer yandan çağdaş dünyanın en önemli özelliklerinden bir tanesi de değişken bir yapı oluşturmasıdır. Hızlı değişen dünyada gelecekle ilgili tahminler bile çok kısa sürede demode olmakta gelecekle ilgili pek çok tez antitezi üretmektedir. Şunu söylemek isterim ki bizler bir tarafta küreselleşmeden söz ederken diğer taraftan yerellikten mikro milliyetçilikten radikalizmden şiddetten ve ayrımcılıktan söz eder hale geldik. Yine bir tarafta sekülerleşme güçlü bir zemin kazanırken diğer taraftan yeni dini hareketler ortaya çıkmakta ve hatta dinin daha radikal gruplarının görünürlükleri artmaktadır. Bir tarafta bireycilik ön plana çıkarken diğer yanda yeni toplumsal hareketlerin varlığı dikkatleri çekmektedir. Yani bir taraftan bireysel özgürlüklerden söz edilirken diğer tarafta pek çok sivil toplum örgütlenmelerin yaygınlaşması söz konusu olmaktadır. Bir tarafta geleceğe yönelik ümitlerden söz edilirken diğer yandan karamsarlıklar yaşanmaktadır. Buna bir örnek verecek olursak genetik alanındaki gelişmeler insanlara daha uzun ömür vaat ederken diğer yandan bu gelişmelerin tarihin sonunun ya da insanlığının sonunun başlangıcı olarak nitelendirilmektedir.  Bir tarafta dünya çapındaki ahlaki çöküntüden söz edilirken diğer yanda dar görüşlü ahlaki ve dini yaşayışlardan söz edilir hale gelinmiştir. 19. Yüzyıldan itibaren ortaya çıkan bilimler özellikle de sosyal bilimler gelişmecilik paradigmalarının sunduğu genel kabullenmeyle ortaya koyduğu argümanlar batı dışı bizim gibi toplumlarda ciddi değer kaymalarına yol açtılar ve sahip olduğumuz kadim geleneğimizin temelini oydular. İzlediğimiz her gelişme birçok idealizmin temelini atarken insanoğlunda da ben merkezli bir anlayışın yerleşmesine yol açtı. Artık biz yerine ben ötekinin yerini ötekileştirme aldı. Muhtemeldir ki tarihin hiçbir döneminde insanoğlunun sahip olmak istedikleri arasında uçurum hiç bu kadar fazla mesafede olmamıştır. Sıradan insanlar internette bir nevi şöhret yaşayabiliyorlar herkes bir web sayfası hazırlayabiliyor gazeteler oluşturabiliyorlar ve torunlara mesaj atıyor hale geldiler. Nesilleri kategorize etmek için kullandığımız sıralamaların yerini malum olduğu üzere X Y ve Z kuşaklarından söz ederken 2010 yılından itibaren Alfa Kuşağından söz eder hale geldik. Sınırları olmayan ve haliyle özgürlüğün en derin noktasının bile tadını çıkaran bu kuşağın çocukları ile dünyamız yeniden biçimlenecek gibi görünüyor. Ve sonuç olarak öyle görünüyor ki klasik felsefenin insan temelli sorunları devam ederken üzerine kafa yormamız gereken birçok yeni sorunlar ortaya çıkıyor. İşte bu tür kongreler bu sorunun değişik boyutlarda ele alınması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu vesileyle kongrenin tekrar hayırlı olmasını diliyor siz değerli katılımcılara ve emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ediyorum diye konuştu.

SEMAH GÖSTERISI BÜYÜK İLGI GÖRDÜ

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi NEVÜ  ile Hacı Bektaş Veli tanıtım filmlerinin gösterimiyle devam eden kongrede sahne alan Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğunun Semah Gösterisi katılımcılar tarafından büyük ilgiyle izlendi.

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. A. Kadir Çüçenin Çağımızda İnsanı Anlamak Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Zekiye Kutlusoyun Bilim Felsefesinin Bir Soruşturma Alanı Olarak Sosyal Bilimler üzerine yaptıkları konuşmaları ve kendilerine plaket takdimiyle devam eden kongrede  153 bildirinin sunulacağı oturumlara geçildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak CT Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan CT Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz



Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (505) 453 50 40
Reklam bilgi